Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmam Cafer es–Sâdık’ın (a.s.) babasından, onun da babalarından şöyle naklettiği rivâyet edilmiştir; Resûlullah (s.a.a.) buyurdu: 
“Hiç şüphesiz Allah–u Tebâreke ve Teâlâ, Kıyâmet günü insanları bir araya getirdiğinde, bana Makâm–ı Mahmûd vaadinde bulunmuştur. Ve o mutlaka Bana verdiği vaadinde vefa edecektir. Kıyâmet günü olduğunda, bin dereceli bir minder kurulacaktır ki, sizin şu basamaklarınıza benzemez. Ben o minderden yukarı çıkıp en yüksek mertebesinde yer alacağım. O sırada Cebrâîl Hamd Sancağı’nı getirip benim elime bırakacak ve şöyle diyecektir: ‘Ey Muhammed, bu Allah’ın Sana vaad ettiği Makâm–ı Mahmûd’dur.’ Ben Ali’ye ‘Çık yukarı’ diyeceğim. Onun yeri Benden bir derece aşağıda olacaktır. (Çıkıp yerini aldığında) Ben Hamd Sancağı’nı onun eline vereceğim. Ardından cennetle görevli Rıdvan meleği, cennetin anahtarlarını getirip şöyle diyecektir: ‘Ey Muhammed, bu Allah’ın Sana vaad ettiği Makâm–ı Mahmûd’dur.’ Sonra anahtarları Benim elime verecektir; Ben de onları Ali’nin kucağına bırakacağım. Bu sefer cehennemle görevli Mâlik isimli melek gelip de şöyle diyecek: ‘Ey Muhammed, bu Allah’ın Sana vaad ettiği Makâm–ı Mahmûd’dur; bunlar da cehennemin anahtarlarıdır. Al ve kendi düşmanlarını, zürriyetinin ve ümmetinin düşmanlarını cehenneme dahil eyle.” (Ferâtü’l–Kûfî Tefsiri, s.167).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali, Resûlullah’ın âilesinin en iyisidir.” (İhkâkü’l–Hak, c.15, 255). 
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali, kardeşlerimin en iyisidir.” (İhkâkü’l–Hak, c.15, s.561).
Enes b. Mâlik’ten şöyle nakledilmiştir: 
“Resûlullah (s.a.a) beni, Ebû Berze Eslemî’nin peşine gönderdi. (Huzuruna geldiğinde) ben de duyduğum hâlde ona şöyle buyurdu: 
‘Ey Ebâ Berze, Rabb’im Ali b. Ebî Tâlib hakkında Bana bir söz vermiş ve buyurmuştur ki: Ali hidâyet sancağı ve iman meşalesidir; o Benim velilerimin İmamı ve Bana itâat edenlerin hepsinin nurudur. 
Ey Ebâ Berze, Ali b. Ebî Tâlib Kıyâmet gününde havuz başında Benimle birlikte olacak; Benim sancağımı taşıyacak ve Benimle birlikte olup Rabb’imin cennet hazinelerini anahtarlarını elinde bulunduracaktır.” (Târih–i Bağdat, c.14, s.102).
Hz. Ali’nin (a.s.) şöyle buyurduğu rivâyet edilir:
“Benim Resûlullah (s.a.a) indinde öyle bir yerim ve derecem vardı ki, mahlukattan, başka hiçbir kimse böyle bir makama sahip değildi. Ben her seher vakti onun yanına varır, ‘Esselâmu aleyke ya Nebiyyallah’ diye seslenirdim. Eğer Resûlullah (s.a.a.), öksürseydi, geri dönerdim; aksi takdirde içeri girerdim.” (Hasâis–u Emiri’l–Mümin, Nesâî, s.112).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100