Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Câbir b. Abdullâh Ensarî, Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Hiç şüphesiz Allah (Azze ve Celle), her gün Ali b. Ebî Tâlib ile mukarreb meleklere iftihar ediyor ve bilahare şöyle buyuruyor: Ey Ali, ne mutlu, ne mutlu sana…” (Yenâbîü’l-Mevedde, s.231; Mülhakât-u İhkâkü’l-Hak, c.21, s.258).
Resûlullah (s.a.a.) Hz. Ali’ye (a.s.) hitaben buyurdu ki: “Hiç şüphesiz Allah, seninle yedi semânın ehline övünmektedir.” (İhkâkü’l-Hak, c.6, s.105).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu: “Kıyâmet gününde Âdem, oğlu Şeys ile iftihar edecektir ve ben Ali b. Ebî Tâlib ile.” (İhkâkü’l-Hak, c.6, s.532; Ferâidü’s-Simtayn, c.1, s.232; Bihârü’l-Envâr, c.39, s.49).
Resûlullah (s.a.a.) Hz. Ali’ye (a.s.) hitaben şöyle buyurdu: “Ya Ali, şüphesiz melekler senin muhabbet ve velâyetinle Allah’a yakınlaşıyorlar. Allah’a and olsun ki gökte seni sevenler yerdekinden daha fazladır…” (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.272).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu: “Hiç şüphesiz Ali b. Ebî Tâlib’in iki meleği diğer meleklere Ali ile birlikte olduklarından dolayı iftihar etmektedirler. Zira Allah’ı gazaplandıracak bir ameli, ondan Allah’a yükseltmemişlerdir!” 
Resûlullah (s.a.a.) Mekke’nin fethi günü Ali b. Ebî Tâlib’e (a.s.) şöyle buyurdu: “Kâbe’nin üzerindeki şu putu görüyor musun?” Hz. Ali, “Evet, ya Resûlallah” dediğinde, şöyle buyurdu: “Ben seni omzuma alayım, o putu aşağıya indir.” Hz. Ali, “Ben seni omuzlayayım ya Resûlallah” dedi. Resûlullah ona şu cevabı verdi: “Allah’a and olsun ki eğer Rabîa ve Muzar kabileleri hep birlikte, ben diriyken Benim bir parçamı bile taşımaya çalışsalar, bunu yapamazlar. Ama sen yerinde dur ya Ali.”
Ardından Allah Resulü eliyle Hz. Ali’nin iki topuğundan tutup yerden kaldırıverdi ve yukarıya doğru yükseltti; o kadar kaldırdı ki, koltuk altlarının beyazlığı gözüktü. Sonra ona “Ne görüyorsun ya Ali?” diye sordu. Hz. Ali şöyle dedi: “Görüyorum ki Allah (Azze ve Celle) beni seninle şereflendirmiştir. Öyle ki eğer ben gökyüzüne dokunmak istesem bunu yapabilirim.” Sonra, “İndir putu ya Ali” buyurdu. Hz. Ali de indirip aşağıya fırlattı. Sonra Resûlullah (s.a.a.) Hz. Ali’nin altından çıkıp ayaklarını bıraktı. Hz. Ali yere düştü ve güldü. Resûlullah, “Niye güldün ya Ali?” diye sorunca, Hz. Ali şöyle cevap verdi: “Ta Kâbe’nin üzerinden aşağıya düştüm ama hiçbir şey olmadı bana.” Resûlullah da şöyle buyurdu: “Nasıl bir şey olabilirdi sana, seni omuzlayan Muhammed ve indiren Cebrâîl idi!” (Menâkıb-u Alî b. Ebî Tâlib, s.202; Et-Terâif, s.80; Keşfü’l-Yakîn, s.446).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100