Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmam Ali Rızâ (a.s.) babasından, onlar da Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmişlerdir: “Kim Benim dinime sarılmak ve Benden sonra kurtuluş gemisine binmek isterse, Ali b. Ebî Tâlib’e uysun; onun düşmanıyla düşman ve dostuyla dost olsun. Hiç şüphesiz o, hem hayatımda hem de Benden sonra vasîm ve ümmetimin üzerindeki halifemdir; o, Benden sonra her kadın ve erkek Müslümanın İmamıdır ve her kadın ve erkek müminin emiridir; onun sözü Benim sözüm, onun emri Benim emrim ve onun nehyi Benim nehyimdir; ona uyan Bana uymuştur; ona yardım eden, Bana yardım etmiştir ve onu yalnız bırakan, Beni yalnız bırakmış sayılır.”
Sonra şöyle devam ettiler: “Kim Benden sonra Ali’den ayrılırsa, Kıyâmet günü, o Beni görmeyecektir, Ben de onu. Kim Ali’ye muhalefet ederse, Allah cenneti ona haram kılar ve yerini ateş olarak kararlaştırır. Kim Ali’yi yalnız bırakırsa, Kıyâmet günü Allah da onu yalnız bırakır ve kim Ali’ye yardım ederse, Allah da Kıyâmet günü ona yardım eder ve sorgulama sırasında hüccetini ona telkin eder.”(İsbâtü’l-Hüdât, c.1, s.504; İhkâkü’l-Hak, c.5, s.56).
Muhammed b. Ferât, İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s.), o da babasından ve dedesinden şöyle nakletmiştir; Resûlullah buyurdu ki: “Hiç şüphesiz Ali b. Ebî Tâlib, Allah’ın ve Benim halifemdir; Allah’ın ve Benim hüccetimdir; Allah’ın ve Benim kapımdır; Allah’ın ve Benim seçtiğim kimsedir; Allah’ın ve Benim habibimdir; Allah’ın ve Benim halilim (dostum)dur; Allah’ın ve Benim kılıcımdır; o Benim kardeşim, arkadaşım, vezirim ve vasîmdir; onu seven Beni sevmiştir, ona düşman olan Bana düşman olmuştur; onun savaşı, Benim savaşımdır ve onun barışı, Benim barışımdır; onun sözü Benim sözümdür ve onun emri Benim emrimdir; onun eşi Benim kızımdır ve onun evlatları Benim evladımdır; o, vasîlerin efendisi ve Benden sonra bütün ümmetimin en hayırlısıdır!” (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.169; Bihârü’l-Envâr, c.38, s.151; Bişâretü’l-Mustafâ, s.31; İhkâkü’l-Hak, c.4, s.291).
Nu’mân b. Saîd, Hz. Emirü’l-Müminin Ali’nin (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Benim Allah’ın hücceti; Benim Allah’ın halifesi; Benim Allah’ın sırâtı (dosdoğru yolu); Benim Allah’ın kapısı; Benim Allah’ın ilminin haznedarı; Benim Allah’ın sırrına emin kılınan; Benim yaratıkların İmamı, yaratıkların en üstünü ve rahmet peygamberi Muhammed’den (s.a.a.) sonra.” (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.39). 
Yâsir-i Hâdim, İmam Rızâ’dan (a.s.), o da babaları kanalıyla Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Ya Ali, sensin Allah’ın hücceti; sensin Allah’ın kapısı; sensin Allah’a giden yol; sensin (Kur’ân’daki) büyük haber; sensin sırât-ı müstakîm; sensin en yüce örnek.” (Bihârü’l-Envâr, c.36, s.4). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100