Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Abdullah b. Ömer'den şöyle nakledilmiştir: 
"Resûlullah'a (s.a.a.) Ali b. Ebî Tâlib hakkında sorduğumuzda, Allah Resûlü öfkelenerek şöyle buyurdu: 'Ne olmuş bazı gruplara!? Öyle bir kimsenin hakkında ileri geri konuşuyorlar ki Allah katında aynı Benim sahip olduğum mertebeye ve Benim sahip olduğum makama sahiptir; nübüvvet hariç!" (Bihârü'l-Envâr, c.27, s.114; Fezâilü'ş-Şîa, s.2; Mülhakât-u İhkâki'l-Hak, c.21, s.319). 
Abdullah b. Mes'ûd'dan şöyle nakledilmiştir: 
"Resûlullah'ı (s.a.a.) gördüm ki Ali'nin elini elinde tutuyor ve onu öpüyordu. Dedim ki: 'Size göre Ali'nin yeri nedir?' 'Ali'nin Benim yanımdaki yeri, Benim Allah indindeki yerim gibidir' buyurdu." (El-Müsterşed, s.293). 
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ali, mü'minlerin efendisidir." (El-Kâfî, c.1, s.354). 
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Ali, vasîlerin efendisidir." (İhkâkü'l-Hak, c.15, s.58).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu: "Ali, velilerin efendisidir." (İhkâkü'l-Hak, c.15, s.42). 
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Ben, Ademoğullarının efendisiyim; Ali de Arapların efendisidir." (Müstedrekü's-Sahîhayn, Hâkim Nişâbûrî, c.3, s.124).
İbn Ebî Leylâ, İmam Hasan'dan (a.s) şöyle nakletmiştir: 
"Resûlullah (s.a.a.), 'Bana Arapların efendisini çağırın' dedi. Maksadı ali b. Ebî Tâlib idi. Hz. Âişe, 'Arapların efendisi Sen değil misin?' deyince şöyle buyurdu: 'Ben, Ademoğullarının efendisiyim; Ali ise Arapların efendisidir.' Ali geldiğinde Ensâr'ın peşine gönderdi; yanına geldiklerinde, onlara hitaben şöyle buyurdu: 'Ey Ensâr topluluğu, size, Benden sonra sarıldığınız takdirde asla dalalete düşmeyeceğiniz şeyi göstereyim mi?' 'Evet ya Resûlallah' dediklerinde, 'Bu Ali'dir; onu, Benim sevgim için sevin; ona Benim değer verdiğim için değer verin, saygı gösterin. Bunu Bana Cebrâîl emretti; bunu Ben Allah (Azze ve Celle) tarafından size söyledim' buyurdu." (Hilyetü'l-Evliyâ, c.1, s.102). 
Ebûzer'den (r.a.) şöyle rivâyet edilmiştir:
"Peygamber (s.a.a.) Ali b. Ebî Tâlib'e bakarak şöyle buyurdu: Bu, göklerin ve yerlerin ilklerinin en iyisidir, bu vasîlerin efendisidir; bu sıddıkların efendisidir ve muttakilerin imamıdır." (İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.242). 
Abdullah b. Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir:
"Peygamber (s.a.a.) Ali b. Ebî Tâlib'e bakarak şöyle buyurdu: Hem dünyada efendidir, hem de ahirette." (El-Emâlî, Şeyh Müfid, s.19.)  İbn Abbâs'ın bir rivâyeti de şöyledir: "Resûlullah (s.a.a.) beni Ali b. Ebî Tâlib'e gönderdi ve ona şöyle söylememi emretti: Sen dünyada da efendisin, ahirette de; kim seni severse, Beni sevmiştir, kim sana düşmanlık beslerse, Bana düşmanlık beslemiştir." (Tezkiretü'l-Havâs, s.52).   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100