Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İbn Abbâs şöyle demiştir:
“Resûlullah (s.a.a.), Ali b. Ebî Tâlib’e bakarak şöyle buyurdu: Sen dünyada efendisin, ahirette de; kim seni severse hiç şüphesiz Beni sevmiştir ve Benim sevdiğim Allah’ın sevdiğidir; kim de sana düşmanlık beslerse, şüphesiz Bana düşmanlık beslemiştir; Benim düşmanım ise Allah’ın düşmanıdır. Yazıklar olsun Benden sonra sana düşmanlık besleyene.” (Keşfü’l-Ğumme, c.1, s.94; İhkâkü’l-Hak, c.4, s.49, El-Mürâcaât, s.175). 
İbn Abbâs, Resûlullah’ın (s.a.a.) yine Hz. Ali’ye şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
“Ya Ali, sen dünyada efendisin, ahirette de; kim seni severse, Beni sevmiştir; Beni seven de Allah’ı sevmiştir. Kim de sana buğzederse, Bana buğzetmiştir; bana buğzeden de Allah’a (Azze ve Celle) buğzetmiştir.” (Bişâretü’l-Mustafâ, s.208; El-Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.316).
Ebû Basîr, “Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine’ (Nisâ, 59) âyetinin tefsirinde İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s.) şöyle nakletmiştir: “Emir sahipleri, Kıyâmet gününe kadar Ali ve Fâtıma’nın evlatlarından gelecek İmamlardır.” (Kemâlü’d-Din, s.222).
Câbir Cu’fi, Câbir b. Abdullah Ensârî’den şöyle duyduğunu nakletmektedir: 
“Allah (Azze ve Celle), Peygamberi Muhammed’e (s.a.a.), ‘Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine’ âyeti nazil olduğunda, ‘Ya Resûlallah, Allah ve Resûlü’nü tanıyoruz. Peki, Allah’ın, itaatlerini Senin itâatinle beraber kılan emir sahipleri kimlerdir?’ dedim. Resul-i Ekrem (s.a.a.) şöyle buyurdular: ‘Onlar, Benden sonra Benim halifelerim ve Müslümanların imamlarıdır ey Câbir. Onların ilki Ali bin Ebî Tâlib, sonra Hasan, sonra Hüseyin, sonra Ali bin Hüseyin, sonra da Tevrat’ta Bâkır diye anılan Muhammed bin Ali’dir. Ey Câbir, sen onu göreceksin; gördüğünde Benim selâmımı ona iletirsin. Ondan sonra Cafer bin Muhammed Es-Sâdık, sonra Musâ bin Cafer, sonra Ali bin Musâ, sonra Muhammed bin Ali, sonra Ali bin Muhammed, sonra Hasan bin Ali ve en sonuncusu Allah’ın yeryüzündeki hücceti ve kulları arasındaki saklantısı olan ve Benim isim ve künyemi taşıyan Hasan bin Ali’nin oğludur; o ki zikri yüce Allah, onun eliyle yeryüzünün doğusunu ve batısını fethedecektir; o ki bağlılarının ve dostlarının gözünden gaybete çekilecektir, öyle bir gaybet dönemi ki o dönemde Allah’ın, kalbini imanla imtihan ettiği kimseden başkası onun imameti üzerinde sabit kalmayacaktır.” (Kemâlü’d-Din, s.253. Bu hadisin büyük bir bölümü Ehl-i Sünnet’e ait şu kaynaklarda da nakledilmiştir: Yenâbîü’l-Mevedde, Kundûzî el-Hanefî, s.114-117-494; Şevâhidü’t-Tenzil, Hâkim el-Heskânî el-Hanefî, c.1, s.148; Tefsir-i Fahr-i Râzî, c.3, s.357; Ferâidü’s-Simtayn, Hamevî, c.1, s.314). 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100