Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Zehhâk b. Mezâhim diyor ki Ali b. Ebî Tâlib'den duydum ki şöyle diyordu:  "Ebûbekir ve Ömer, bana gelerek dediler ki: 'Resûlullah'ın (s.a.a.) yanına gidip Fâtıma'yla evlilik konusunda onunla konuşsana.' Ben Resûlullah'ın yanına geldim. Beni gördüğünde güldü; ardından şöyle buyurdu: 'Seni bana getiren nedir ey Ebe'l–Hasan? Bir hacetin mi var?' Ben O'na olan yakınlığımı, İslam'da önceliğimi, O'na yardımımı ve cihadımı hatırlattım. 'Doğru söylüyorsun ya Ali, sen anlattığından daha üstünsün' buyurdu. Ben devam edip, 'Ya Resulallah, Fâtıma'yı benimle evlendirir misin?' dedim. Şöyle buyurdu: 'Senden önce de bazı kişiler bu konuda talip oldular ve Ben bunu ona açtığımda, yüzünde hoşnutsuzluk emareleri gördüm. Ben şimdi dönünceye kadar burada bekle.'  Resûlullah (s.a.a.) Fâtıma'nın yanına gitti. Fâtıma (a.s.) ayağa kalkıp Resûlullah'ın abasını aldı, ayakkabılarını çıkardı, sonra abdest suyu getirip eliyle O'na abdest aldırdı ve ayaklarını yıkadı ve bir kenara oturdu. Allah Resulü (s.a.a.), 'Ya Fâtıma' diye seslenince, 'Buyurun ya Resulallah, isteğinizi yerine getirmeye hazırım' dedi. Resûlullah şöyle devam etti: 'Sen, Ali b. Ebî Tâlib'in (Bana) yakınlığını, faziletini ve İslam'daki yerini biliyorsun. Ben Rabb'imden seni yaratıklarının en iyisi ve en çok sevdiğiyle evlendirmesini diledim. Ali, seninle evlilik konusunda bir öneride bulundu; ne dersin?' Hz. Fâtıma sustu, ama yüzünü çevirmedi ve Resûlullah (s.a.a.), onun yüzünde hoşnutsuzluk emaresi görmedi. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a.) ayağa kalkıp şu cümleleri söylediği hâlde dışarıya çıktı: 
'Allahuekber! Onun susması, rızâsını gösteriyor!' Bu sırada Cebrâîl (a.s.) nazil olarak, 'Ya Muhammed, onu Ali b. Ebî Tâlib'le evlendir. Hiç şüphesiz Allah, Fâtıma'nın Ali'ye, Ali'nin de Fâtıma'ya (eş olmasına) razı oldu' dedi. 
Bunun üzerine, Allah Resulü (s.a.a.) Fâtıma'yı bana nikahladı, sonra Bana gelerek buyurdu ki: 'Allah'ın adıyla ayağa kalk ve şöyle de: Maşaallahu, La kuvvete illa billahi, tevekkeltu alellah/Allah'ın istediği olur, Allah'a dayanmayan bir güç yoktur ve ben Allah'a tevekkül ettim.' Sonra beni Fâtıma'nın yanına oturtarak şöyle buyurdu: 'Allah'ım, hiç şüphesiz bu ikisi, yaratıklarından en çok sevdiklerimdir, Sen de onları sev, onların zürriyetini mübarek–bereketli kıl; kendi indinden onlar için koruyucu karar kıl. Ben onları ve evlatlarını kovulmuş Şeytan'dan Sana sığındırıyorum.'" (El–Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.38). 
Râvi diyor ki babam bana, dedemden, o da kendi babasından şöyle nakletmiştir: "Bir gün Resûlullah (s.a.a.) ile birlikte O'nun kapısında oturuyorduk. Birden Hz. Fâtıma'yı, Hz. Hasan'ı taşıdığı hâlde gördük ki şiddetli bir şekilde ağlıyordu. Allah Resulü (s.a.a.) onu karşılayıp, 'Allah gözlerini ağlatmasın, neden ağlıyorsun?' buyurdu ve Hz. Hasan'ı onun elinden aldı. Hz. Fâtıma cevabında şöyle dedi: 'Ya Resûlallah, Kureyş kadınları beni ayıplayıp şöyle dediler: Baban seni malsız, mülksüz bir fakirle evlendirdi.' 
Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a.) şöyle buyurdu: 'Seni Ben değil, Allah–u Teâlâ semâda evlendirdi ve buna Cebrâîl, Mîkâîl ve İsrâfîl'i şahit tuttu. Ey Fâtıma, bil ki Allah–u Teâlâ yeryüzüne teveccüh edip ondan Babanı seçti ve O'nu peygamber olarak meb'ûs etti. Sonra ikinci defa teveccüh etti ve bu sefer ondaki yaratıkları arasından eşin Ali'yi seçti ve onu da vasî olarak kararlaştırdı. Ardından seni yedi göğün üstünden Ali'yle evlendirdi, Bana da seni onunla evlendirmemi ve onu kendime vasî ve vezir olarak seçmemi emretti. Evet Ali, kalbi en şecaatli olan, insanlardan en çok ilme sahip olan, insanlardan en güzel hüküm verebilen, insanlar içinden en önce iman eden, onların en cömerti olan ve onlar içinden en güzel ahlaka sahip olan kimsedir.'" (İhkâkü'l–Hak, c.4, s.106). 
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ey İnsanlar topluluğu, hiç şüphesiz Ali Bendendir; onun evlatları Benim evlatlarımdır ve o Benim habibimin (kızımın) eşidir, onun emri Benim emrimdir ve onun nehyi Benim nehyimdir." (Ravzatü'l–Vâizin, c.1, s.100). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100