Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Abdullah b. Ömer, Ömer b. Hattab'dan Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: 
"Yarın sancağı öyle birisine vereceğim ki, Allah ve Resulü'nü sever, Allah ve Resulü de onu sever; o, ard arda (düşmana) saldıran ve asla (geri) kaçmayan birisidir. Allah fethi ona nasip kılacaktır. Cebrâîl onun sağında ve Mîkâîl de solunda hareket edeceklerdir." İnsanlar o geceyi iştiyak içinde sabahladılar. Sabah olduğunda, Allah Resulü (s.a.a.) "Ali nerededir?" diye seslendi. Dediler ki: "Ya Resûlallah, onun gözleri görmüyor." "Onu Bana getirin" buyurdu. Hz. Ali, onun yanına getirildiğinde, "Bana yaklaş" buyurdu. Hz. Ali yaklaştı ve Allah Resulü, ağız suyunu eliyle onun gözlerine sürdü. Bunun üzerine Hz. Ali, sanki önceden gözleri hiç rahatsız olmamış gibi, ayağa kalktı." (İhkâkü'l–Hak, c.5, s.370; Kenzü'l–Ummâl, c.13, s.123).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Yarın muhakkak sancağı öyle birisine vereceğim ki, peş peşe düşmana saldırır ve geri kaçmaz. O, Allah ve Resulü'nü sever, Allah ve Resulü de onu severler; Allah onun eliyle fethi müyesser kılacaktır!" (İhkâkü'l–Hak, c.5, s.415; Hilyetü'l–Evliyâ, c.1, s.1101; Sahîh–i Müslim, c.15, s.176).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Yarın sancağı muhakkak öyle bir kimseye vereceğim ki, Allah ve Resulü'nü sever; Allah ve Resulü de onu sever. O peş peşe düşmana saldırır ve geri kaçmaz. O, alçak gönüllülükle sancağı alacaktır." 
Bir rivâyette "onu hakkıyla alacaktır" geçmekte, bir diğerinde ise, "Allah onun eliyle fethi müyesser kılıncaya kadar geri dönmeyecektir" geçmektedir.
Buhâri ve Müslim'de ise rivâyet şu şekilde nakledilmiştir: "Allah Resulü sancak hadisini (ashaba) buyurduklarında insanlar, 'Acaba kime verecektir sancağı' söylentileriyle sabahladılar. Sabah açıldığında, erkenden hepsi Resûlullah'ın (s.a.a.) yanına koştular ve her birisi, sancağın kendisine verilmesini ümit ediyordu. İşte o sırada Allah Resulü, 'Ali nerededir?' diye seslendi. 'O gözlerinden rahatsızdır' dediklerinde, 'Peşine adam gönderin' buyurdu. Yanına getirildiğinde, Peygamber (s.a.a.) ağzının suyunu onun gözlerine sürüdü ve onun için dua etti. Böylece Hz. Ali iyileşti ve Resûlullah (s.a.a.) sancağı ona verdi." (Bihârü'l–Envâr, c.41, s.85; Et–Tâc, c.3, s.294; Sahih–i Buhâri, c.3, s.1140; Nûrü'l–Ebsâr, s.90; Sahih–i Müslim, c.15, s.177).
Yine Resûlullah'ın (s.a.a.) Hayber günü şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Kesinlikle yarın sancağı öyle bir kimseye vereceğim ki, Allah ve Resulü'nü sever, Allah ve Resulü de onu severler; o, (düşmandan) asla kaçmaz. Allah onun eliyle fethi müyesser kılacaktır." Ardından (o sırada) gözlerinden rahatsız olan Ali'yi (a.s) yanına çağırdı; ağzının suyundan gözlerine sürdü ve sancağı ona verdi…" (El–İstîâb, c.3, s.1099; Sahih–i Tirmizî, c.13, s.172; Sahîh–i Buhâri, c.3, s.141).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Yarın sancağı öyle birisine vereceğim –veya öyle birisi sancağı alacaktır– ki Allah ve Resulü onu severler –veya Allah ve Resulü'nü sever–; Allah, fethi ona müyesser kılacaktır." Oradakiler dediler ki: "(Sabahleyin) aniden Ali'nin geldiğini gördük; oysa onun geleceğini beklemiyorduk! Ali geldi.". Böylece Resûlullah (s.a.a.) sancağı ona verdi ve Allah ona fethi müyesser kıldı." (Sahîh–i Buhâri, c.3, s.141). Resûlullah (s.a.a): "Sancağı öyle bir kişiye bırakacağım ki, Allah ve Resulü'nü sever; Allah ve Resulü de onu sever ve Allah onun eliyle fethi gerçekleştirecektir." Ashabı başlarını Resûlullah'a doğru uzattılar (kime vereceğini görmek için). Resûlullah (s.a.a.) de onu Ali'ye verdi." (Hasâis–u Emiri'l–Müminin, Nesâî, s.51). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100