Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Hz. Ali'nin (a.s.) şöyle dediği rivâyet edilmiştir:  "Vallahi, eğer Arapların hepsi benimle savaşmak için bir araya gelseler, ben asla onlara sırtımı dönüp (kaçmam). Eğer fırsatlar, onların hepsinin kellesini uçurmama imkân sağlasa, hemen bunu yaparım!" (Behcü's-Sabâğa, c.1, s.67; Sefînetü'l-Bihâr, c.1, s.690; Nehcü's-Saâde, c.4, s.37). Abdurrahman b. Hâtıp'tan şöyle nakledilmiştir: "Hz. Ali (a.s.) savaşa çıkmak istediğinde tehlil (Lâilâheillallah) ve tekbir (Allahuekber) söylerdi; ardından şöyle seslenirdi: Ben ölümden ne zaman kaçabilirim? Ölümüm takdir edildiği gün mü, takdir edilmediği gün mü?" (Behcü's-Sabâğa, c.7, s.60). Şöyle rivâyet edilmiştir: "Amr b. Abdeved, Hendek günü (Müslümanları) savaşa çağırdığında, kimse ona müspet cevap vermedi. Hz. Ali, 'Canım Sana feda olsun ya Resûlallah, bana izin veriyor musun?' dedi. Allah Resûlü, 'Ama o, Amr b. Abdeved'dir!' buyurduğunda, Ali (a.s.), 'Ben de Ali b. Ebî Tâlib'im!' dedi. Ardından (Resûlullah'ın izniyle) Amr'ın karşısına çıktı ve onu öldürdü." (Sefînetü'l-Bihâr, c.88, s.402). Tabersî'nin Hendek vakıası hakkında naklettiği hadislerin birisinde şöyle geçmektedir:  "Hz. Ali (a.s.), bin atlıya bedel olan Amr b. Abdeved'in karşısına çıkıp onu öldürdü. Ondan önce Allah Resûlü (s.a.a.) onun hakkında şöyle dua etmişti: Allah'ım onu önünden ve arkasından, sağından ve solundan, yukarısından ve aşağısından koru!" (İsbâtü'l-Hüdât, c.1, s.354). Abdullah b. Mes'ûd'dan şöyle rivâyet edilmiştir: "Ali, Amr b. Ebdeved'in karşısına çıktığında Allah Resûlü (s.a.a) şöyle buyurdu: 'Bütün iman, bütün şirkin karşısına çıkmıştır!' Onu öldürdüğünde ise şöyle buyurdu: 'Müjdeler olsun sana ey Ali, senin bu günkü amelin bütün ümmetimin ameliyle tartılsa, senin amelin onların ameline ağır basar.'" (Yenâbîü'l-Mevedde, s.94). Yine şöyle nakledilmiştir: "Peygamber (s.a.a.), Hz. Ali'ye Amr b. Ebdeved'in karşısına çıkması için izin verdiğinde ve Ali onun karşısına çıktığında Allah Resûlü (s.a.a) şöyle buyurdu: İmanın hepsi, şirkin hepsinin karşısına çıkmıştır!" (Et-Terâif, s.60; Bihârü'l-Envâr, c.39, s.1). Hüzeyfe de Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ali'nin Hendek gününde vurduğu darbe, ümmetimin Kıyâmete kadar yapacakları amellerden üstündür!" (Yenâbîü'l-Mevedde, s.95; İhkâkü'l-Hak, c.6, s.5). Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ali'nin Hendek gününde Amr b. Ebdeved ile mücadelesi, ümmetimin Kıyâmet gününe kadarki amelinden daha üstündür." (Bihârü'l-Envâr, c.41, s.96; Keşfü'l-Ğumme, c.1, s.150; Et-Terâif, s.60; Behcü's-Sabâğa, c.3, s.150). İmam Cafer-i Sâdık (a.s.) babasından, o da İmam Zeynü'l-Âbidîn'den (a.s.), Resûlullah'ın (s.a.a.) Ali b. Ebî Tâlib'e (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:  "Ey Ebe'l-Hasan, eğer bütün yaratıkların imanları ve amelleri bir kefeye ve senin Uhud savaşındaki amelin diğer bir kefeye konsa, hiç şüphesiz seninki bütün mahlukata ağır basar. Allah-u Teâlâ, Uhud gününde senin ile mukarreb meleklerine övündü; gökten perdeyi kaldırdı ve senin ile cenneti ve onda olanları aydınlattı. Senin fiilinle âlemler sevindi. Hiç şüphesiz Allah-u Teâlâ, o güne karşılık sana her peygamber, resul, sıdık ve şehidin gıpta edeceği bir karşılık verecektir." (Hilyetü'l-Evliyâ, c.1, s.307). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100