Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İbn Abbâs Resûlullah'tan (s.a.a) şöyle nakletmektedir: "Hak Ali iledir ve Ali de hak ile; Benden sonra imam ve halife de odur; kim ona sarılırsa, hedefine ulaşır ve kurtulur; kim de ondan yüz çevirirse, yolunu kaybeder ve şaşırıp kalır; Benim gusül ve kefenleme işlerimi de yine o üstlenir ve borçlarımı eda eder; iki torunum Hasan ve Hüseyin'in babası da yine odur." (İsbâtü'l-Hüdât, c.1, s.573). Ebû Saîd ise Resûlullah'tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: "Ali, Benden sonra her mü'minin imamıdır." (Uyûn-u Ahbâr-ir Rızâ, c.1, s.281; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.121; İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.35).  Senetli bir rivâyette İmam Cafer-i Sâdık'tan (a.s.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Hiç şüphesiz Allah meleklerine şöyle vahyetti: 'Bu Benim nurumdan bir nurdur; onun gövdesi nübüvvet ve dalı ise imamettir. Nübüvvet kulum ve Resulüm olan Muhammed içindir; imamet ise hüccetim ve velim olan Ali içindir. Eğer o ikisi olmasaydı, yaratıklarımı yaratmazdım!' Bilmiyor musun ki Resûlullah (s.a.a.) Gadîr-i Hûm'da Ali'nin elinden tuttu -öyle ki insanlar onların koltuk altının beyazlığını gördüler- ve onu Müslümanların mevlâsı (velâyet sahibi) ve imamları olarak tayin etti. Bilahare Allah'ın Resulü (s.a.a.), 'Ali'ye itâat edin; zira hiç şüphesiz o, mutahhar ve masumdur, asla yolunu şaşmaz ve bedbaht olmaz' buyurdu." (İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.38). Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ali hâdi (hidâyet edici)dir." (İhkâkü'l-Hak, c.15, s.312). Ebûzer-i Gıfârî uzun bir hadiste Resûlullah'tan (s.a.a)  şöyle nakletmiştir: "Ali iyilerin önderi ve kâfirlerin katilidir." (Nehcü's-Sabâğa, c.4, s.131; İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.212).  Abdullah b. Es'ad b. Zürâra, Resûlullah'tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: "Rabb'im Beni Mi'rac'a götürdüğünde, Ali hakkında üç şeyi Bana vahyetti: O (Ali), muttakilerin imamı, mü'minlerin efendisi ve yüzü akların önderidir." (El-Hisâl, s.116; Keşfü'l-Yakîn, s.470; Müstedreküs Sahîhayn, Hâkim, c.3, s.138). İmam Cafer-i Sâdık (a.s.) babaları kanalıyla Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ben (Mi'rac gecesinde) göğe çıkarıldığım zaman, Sidretü'l-Müntehâ'ya vardığımda şöyle nida edildim: Ey Muhammed, Ali'ye hayrı tavsiye et; hiç şüphesiz o, Müslümanların efendisi, muttakilerin imamı ve Kıyâmet gününde yüzü akların önderidir." (El-Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.196).  İbn Abbâs, Resûlullah'tan (s.a.a.) şöyle nakletmektedir: "Benden sonra, Ali b. Ebî Tâlib'den daha üstün birisini, gökyüzü gölgelememiş ve yeryüzü üzerinde taşımamıştır. Hiç şüphesiz o, ümmetimin imamı ve emiridir. Odur, benim vasîm ve halifem. Kim Benden sonra ona uyarsa, hidâyet bulur, kim de ondan başkasıyla hidâyet ararsa, yolunu kaybeder ve şaşkın kalır. Benim Nebîyy-i Mustafâ; Ali b. Ebî Tâlib'in faziletinde söylediğim hevâ değildir; bunlar Bana olunan vahiydir mutlaka!" (Kenzü'l-Fevâid, s.208; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.152). Yine İbn Abbâs, Allah Resulü'nden (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: "Hiç şüphesiz Allah Bana şöyle vahyetti: Ben Ali'yi Mü'minlerin Emiri kıldım. O hâlde kim ona emirlik taslamak isterse, onu lanetlerim ve kim ona muhalefet ederse, onu azap ederim. Ey Muhammed, şüphesiz Ben Ali'yi Müslümanların imamı kıldım. O hâlde, kim ondan öne geçmeye çalışırsa, onu rezil ederim. Kesinlikle, Ali vasîlerin efendisidir." 
(İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.242). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100