Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Resûlullah (s.a.a.) İbn Abbâs’a hitaben buyurdu ki: “Ey İbn Abbâs, Allah senden razı olduğu hâlde ona kavuşmak istersen, Ali b. Ebî Tâlib’in yolunu izle; o, hangi yöne dönerse, sen de aynı yöne dön; onun imamlığına razı ol; ona düşman olana düşman ol ve onu seveni sev.” (El–Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.104).
Huzeyfe b. Üseyd–i Gıfârî’den, Resûlullah’ın (s.a.a.) kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Ey Huzeyfe, Benden sonra sizin üzerinize Allah’ın hücceti Ali b. Ebî Tâlib’dir. Ona kâfir olmak, Allah’a kâfir olmaktır; ona şirk koşmak, Allah’a şirk koşmaktır; ondan şüphe etmek, Allah’tan şüpheye düşmektir. Onun hakkında yamuk düşünmek, Allah hakkında yamuk düşünmektir ve ona iman etmek, Allah’a iman etmektir; zira Allah’ın Resûlü’nün kardeşi ve vasîsi ve ümmetinin imamı ve mevlâsıdır; o Allah’ın muhkem ipi ve asla kapmayacak sağlam kulpudur. Onun hakkında iki grup helak olacaktır: sevgide guluvv eden kimse ve onun hakkını çiğneyen kimse.” (Gâyetü’l–Merâm, s.203).
Bir hadiste Hz. Ali’den (a.s.) şöyle nakledilmiştir: “Benim savaşım, Allah’ın savaşıdır ve benim barışım Allah’ın barışıdır; bana itaat etmek, Allah’a itaat etmektir ve benim velâyetim Allah’ın velâyetidir; bana uyanlar Allah’ın velileridir ve bana yardım edenler, Allah’a yardım edenlerdir.” (İhkâkü’l–Hak, c.6, s.441).
İmam Rızâ’nın (a.s.), babaları kanalıyla, Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle naklettiği rivâyet edilmiştir: “Kim Benim dinime sarılmak ve Benden sonra kurtuluş gemisine binmek isterse, Ali b. Ebî Tâlib’e uysun; onun düşmanına, düşman ve dostuna, dost olsun. Zira, hiç şüphesiz o, Benim vasîm ve hem hayatımda, hem de vefatımdan sonra ümmetim üzerindeki halifemdir; o Benden sonra, her Müslümanın imamı ve her mü’minin emiridir; onun sözü Benim sözüm, onun emri Benim emrim ve onun nehyi Benim nehyimdir; ona uyan Bana uymuş, ona yardım eden Bana yardım etmiş ve onu yalnız bırakan, Beni yalnız bırakmıştır. Benden sonra Ali’den ayrılan kimse, Kıyâmet gününde beni görmeyecektir, Ben de onu görmeyeceğim. Kim Ali’ye muhalefet ederse, Allah, cenneti ona haram kılar ve onun yerini ateş olarak kararlaştırır. Ve ne kötüdür gideceği yer! Kim Ali’yi yalnız bırakırsa, karşılaşacağı gün Allah da onu yalnız bırakır; kim de Ali’ye yardım ederse, ona kavuşacağı gün, Allah da ona yardım eder ve sorgulama sırasında hüccet ve delilini ona telkin eder.” (Kemâlü’d–Din, s.260).
Ebûzer’den senetli bir hadiste nakledilmiştir; Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Kim Bana itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur ve kim Bana karşı gelirse, Allah’a karşı gelmiş sayılır. Kim de Ali’ye itaat ederse Bana itaat etmiş olur ve kim ona karşı gelirse Bana karşı gelmiştir.” (İhkâkü’l–Hak, c.6, s.419).
Yine Ebûzer’den nakledilmiştir; Allah Resulü (s.a.a.), Hz. Ali’ye (a.s.) şöyle buyurdu: “Kim sana itaat ederse, Bana itaat etmiştir ve kim sana karşı gelirse, Bana karşı gelmiştir.” (İhkâkü’l–Hak, c.6, s.420).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100