Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Enes b. Mâlik diyor ki: “Biz Selmân-ı Fârisî’den, Resûlullah’a (s.a.a.) ‘Vasîn kimdir?’ diye sormasını istedik; o da sorunca, şu cevabı buyurdular: ‘Ey Selmân, Benim vasîm ve vârisim, borçlarımı eda edecek ve vaatlerimi yerine getirecek olan Ali b. Ebî Tâlib’dir.’” (Yenâbîü’l-Mevedde, s.231).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali, ümmetim arasında Benim halifemdir.” (İhkâkü’l-Hak, c.15, s.197).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali, Benim vezirimdir.” (İhkâkü’l-Hak, c.15, s.242).
Resûlullah (s.a.a.) Hz. Ali’ye (a.s.) hitaben buyurdu ki: “Sen, Benim kardeşim ve vasîmsin; Benim borcumu eda eden ve Benden sonra halifem olan kimsesin.” (İhkâkü’l-Hak, c.4, s.339).
Selmân şöyle nakletmiştir; Allah Resulü (s.a.a.) buyurdu: “Benim vasîm, Ali b. Ebî Tâlib’dir.” (İhkâkü’l-Hak, c.4, s.340).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Hiç kuşkusuz, Benim kardeşim, vezirim ve ehlim arasındaki vasîm, Ali b. Ebî Tâlib’dir.” (El-Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.343).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ey Allah’ın kulları, Benim kardeşim ve vasîm olan Ali b. Ebî Tâlib’e Allah’ın emriyle uyun.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.152).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, hayatımda da, vefatımdan sonra da sen, ümmetime Benim halifemsin; Şeys, Adem’e; Sâm, Nûh’a; İsmâil, İbrahim’e; Yûşa, Musâ’ya ve Şem’ûn, İsâ’ya nasıl ise, sen de bana öylesin. Ya Ali, sen Benim vasîm ve vârisimsin. Ya Ali, sen Mü’minlerin Emiri, Müslümanların imamı, yüzü akların önderi, ve muttakilerin reisisin.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.63).
Resûlullah’tan (s.a.a.) nakledilen bir hadiste şöyle geçmektedir: “Allah, sizin Rabb’iniz, Muhammed sizin peygamberiniz ve Ali de sizin hidâyetçinizdir; Benden sonra Benim vasîm ve halifem de odur.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.48).
Resûlullah’ın (s.a.a.) Hz. Ali’ye (a.s.) işaret ettiği ve onun elini tuttuğu hâlde şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Bu, Benden sonra sizin aranızdaki halifemdir. O hâlde, onu dinleyin ve itaat edin.” (İhkâkü’l-Hak, c.4, s.297).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Her peygamberin bir vasîsi ve vârisi vardır; hiç kuşkusuz, Ali de Benim vasîm ve vârisimdir.” (Zehâirü’l-Ukbâ, s.71; Bihârü’l-Envâr, c.38, s.154; İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.246).
Müsned-i Ahmed b. Hanbel’de, Hüzeyfetü’l-Yemânî’den naklen şöyle geçmektedir: “Dediler ki: ‘Ya Resûlallah, bizim için kendi yerine bir halife belirlemeyecek misin?’ Şöyle buyurdular: ‘Eğer siz Ali’nin velâyetini kabul ederseniz, onu hidâyet edici ve hidâyet bulmuş birisi olarak bulursunuz; o, sizi mutlaka doğru yola ulaştırır.’” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s211).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100