Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s.) şöyle nakledilmiştir: "Kıyâmet günü olduğunda, bir münâdî Arş'ın bağrından şöyle seslenecektir: 'Allah'ın yer yüzündeki halifesi nerededir?' Davûd Peygamber (a.s.) ayağa kalkacaktır. Allah'tan şöyle nida gelecektir: 'Gerçi sen Allah–u Teâlâ'nın halifesisin ama Biz seni kastetmemiştik.' Sonra münâdî, 'Allah'ın yeryüzündeki halifesi nerededir?' diye tekrar nida edecek. Bu sefer Mü'minlerin Emiri Ali b. Ebî Tâlib (a.s.) ayağa kalkacaktır. O sırada, Allah (Azze ve Celle) tarafından şöyle nida edilecek: 'Ey yaratılmışlar topluluğu, bu, Allah'ın yeryüzündeki halifesi ve kulları üzerindeki hücceti olan Ali b. Ebî Tâlib'dir; kim dünya yurdunda onun ipine tutunmuşsa, bugün de onun ipine tutunsun; onun nurundan aydınlansın ve cennetin yüce mertebelerine gitmek için onu izlesin.'"
İmâm Bâkır (a.s.) şöyle devam etti: "Dünyada onun ipine tutunmuş birçok insan, ayağa kalkıp cennete doğru onu takip edecektir." (Keşfü'l–Ğumme (Dâd–ü Âvâ baskısı), s.139; İrşâdü'l–Kulûb, s.236; El–Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.98; Bihârü'l–Envâr, c.38, s.153).  
Hz. Emirü'l–Müminin Ali'den (a.s) şöyle nakledilmiştir: "Ben, Resûlullah'ın (s.a.a.) sizin aranızdaki halifesi, sizi, dininizin sınırları içinde tutmakla görevli olan ve sizi 'Cennetü'l–Me'vâ'ya davet eden kimseyim." (Gurerü'l–Hikem, c.1, s.282). 
Resûlullah (s.a.a.), Hz. Ali'ye (a.s.) hitaben buyurdu ki: "Ya Ali, sen Benim kardeşim, vezirim ve kendimden sonraya bıraktıklarımın en iyisisin." (İhkâkü'l–Hak, c.4, s.54; İsbâtü'l–Hüdât, c.2, s.211).
 Abdullah b. Ömer'e, "Resûlullah'tan (s.a.a.) sonra insanların en üstünü kimdir?" diye sorduklarında şöyle dedi: "Resûlullah'tan sonra insanların en üstünü, o kimsedir ki Resûlullah'a helâl olan ona da helâldi; Resulullah'a haram olan ona da haramdı." Ravi diyor ki: "O kimdir?" diye sorduğumda, İbn Ömer şöyle devam etti: "O, Ali'dir… Peygamber (s.a.a.) mescide açılan bütün kapıları kapattı, bir tek Ali'nin kapısını açık bıraktı ve ona şöyle buyurdu: 'Bu mescitte Benim için tanınan (hak ve ruhsatlar) senin için de geçerlidir; Bana caiz olmayan sana da caiz değildir; sen Benim vârisim ve vâsîmsin; borcumu ödeyecek, vaatlerimi yerine getireceksin ve Benim sünnetim üzere savaşacaksın. Beni sevdiğini iddia edip de sana düşmanlık besleyen kimse, yalancıdır.'" (Menakıb–u Ali b. Ebî Tâlib, Meğazili, s.261). 
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Hiç kuşkusuz, Allah Beni peygamber ve Ali'yi de vasî kılmıştır." (İsbâtü'l–Hüdât, c.2, s.159).
 Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ey ashabım, muhakkak ki, Ali b. Ebî Tâlib, Benim vasîm ve hem hayatımda, hem de vefatımdan sonra size halifemdir; o, en büyük sıddık ve hakkı bâtıldan ayıran en yüce farûktur; o, Allah'ın girilmesi gereken, kapısıdır; o, Allah'a giden yol ve o yolun kılavuzudur; onu tanıyan, Beni tanımıştır ve onu inkâr eden, Beni inkâr etmiştir. Kim ona uyarsa, Bana uymuştur." (El–Meheccetü'l–Beyzâ, c.1, s.233).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100