Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Esbağ b. Nübâte, Hz. Emirü’l–Müminin Ali’den (a.s.) şöyle nakletmiştir: “Ben Resûlullah’ın (s.a.a.) halifesi, veziri ve vârisiyim; ben Resûlullah’ın kardeşi, vasîsi ve habîbiyim; ben Resûlullah’ın seçtiği kimseyim ve onun arkadaşıyım; ben, Resûlullah’ın amcası oğlu, kızının kocası ve evlatlarının babasıyım; vasîlerin efendisi ve peygamberlerin efendisinin vasîsi benim. En yüce hüccet ve en büyük âyet, en alâ örnek ve Nebiyy–i Mustafâ’nın kapısı, benim. Ürvetü’l–Vüskâ/Allah’ın sağlam kulpu, takva kelimesi ve zikri yüce Allah’ın dünya ehline emini benim.” (El–Emâlî, Şeyh Sadûk, s.41).
İbn Abbâs Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “İşte bu, Ali b. Ebî Tâlib’dir; onun eti Benim etimden ve onun kanı Benim kanımdandır ve o Benim yanımda, Musâ yanında Hârûn’un makamına sahiptir; ancak Benden sonra peygamber yoktur!” (Keşfü’l–Yakîn, s.161). 
Câbir b. Abdullah ise şöyle nakletmiştir; Resûlullah (s.a.a.), Hz. Ali’ye (a.s.) hitaben şöyle buyurdu: “Sen, Benim yanımda, Musâ yanında Hârûn’un makamına sahipsin; ne var ki Benden sonra peygamber yoktur.” (Ferâidü’s–Simtayn, c.1, s.123; İhkâkü’l–Hak, c.5, s.136; Bihârü’l–Envâr, c.37, s.263; El–Gadîr, c.1, s.39; Cevâhirü’l–Metâlib, c.1, 58). 
İmam Ca’fer–i Sâdık (a.s.), babaları kanalıyla Resûlullah’ın (s.a.a.) Hz. Ali’ye (a.s.) hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Ya Ali, Âdem yanında Hibetullah, Nûh yanında Sâm, İbrâhim yanında İshâk, Musâ yanında Hârûn ve İsâ yanında Şem’ûn hangi makama sahiplerse, sen de Benim ayanımda aynı makama sahipsin; ancak Benden sonra Peygamber olmayacaktır” (El–Emâlî, Şeyh Sadûk, s.47). 
İbn Abbâs’tan şöyle nakledilmiştir: Allah Resulü (s.a.a.) Hz. Ümmü Seleme’ye hitaben buyurdu ki: “Bu, Ali b. Ebî Tâlib’dir, onun eti Benim etimden ve onun kanı Benim kanımdandır; Harûn, Musâ yanında hangi makama sahipse, o da Benim yanımda aynı makama sahiptir; ancak Benden sonra peygamber yoktur.” (İhkâkü’l–Hak, c.5, s.219; Gâyetü’l–Merâm, c.1, s.65). 
Resûlullah (s.a.a.), Hz. Ali’ye (a.s.) hitaben buyurdu ki: “Harûn’un Musâ yanında sahip olduğu makama, sen de Benim yanımda sahip olmak istemez misin?!” (Sünen–i İbn Mâce, c.1, s.42; Sahîh–i Müslim, c.2, s.237; Sahîh–i Buhârî, c.3, s.1142). 
Mus’ab b. Sa’d, babasından şöyle nakletmektedir: “Resûlullah (s.a.a.) Tebûk’a doğru yola çıktı ve (Medine’de) yerine Ali’yi halife olarak bıraktı. Hz. Ali, ‘Beni çocuklar ve kadınlar arasında mı bırakıyorsun?’ dediğinde, şöyle buyurdu: ‘Harûn’un Musâ yanında sahip olduğu makama, sen de Benim yanımda sahip olmak istemez misin?! Ancak (onlarla bizim aramızdaki tek fark şudur ki) Benden sonra peygamber yoktur.’” (İhkâkü’l–Hak, c.5, s.149; Sahîh–i Müslim, c.15, 176; Bihârü’l–Envâr, c.37, 264; Sahîh–i Tirmizî, c.13, s.171; Câmiü’l–Ehâdis, Suyûtî, c.16, 263; Et–Tâc, c.3, s.295).
Saîd b. Müseyyib, Hz. Ali’den (a.s) Resûlullah’ın (s.a.a.) Tebûk gazvesinde kendisine hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Seni, ehlim arasında halifem olarak bıraktım.” Ben, “Ey Allah’ın Nebisi, kendinden sonra mı halife olarak bırakıyorsun?” dediğimde, şöyle buyurdu: “Harun’un Musâ yanında sahip olduğu makama, sen de Benim yanımda sahip olmak istemez misin?! Ancak (onlarla bizim aramızdaki tek fark şudur ki) Benden sonra peygamber yoktur.” (İhkâkü’l–Hak, c.5, s.198). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100