Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: “Ali b. Ebî Tâlib’in sevgisi, öyle bir hasene (iyi amel)dir ki onunla birlikte hiçbir “seyyie” (kötülük-küçük günah) (insana) zarar vermez ve ona düşmanlık beslemek, öyle bir kötülüktür ki onunla birlikte hiçbir iyi amel fayda etmez.” (Yenâbîü’l-Mevedde, s.125; Keşfü’l-Ğumme, c.1, s.93; Keşfü’l-Yakîn, s.225; İhkâkü’l-Hak, c.7, s.257; Fezâilü’l-Hamse, c.2, s.219).
Bu hadis alimler tarafından birkaç şekilde yorumlanmıştır. Birisi şudur ki; hadisin manası “Ali’yi seviyorum” deyip istediğin günahı işle demek değildir; manası şudur ki; hakiki ve dört dörtlük bir Ali sevgisiyle günah insana zarar veremez; yani günahla insan arasında bir set ve mani oluşturur ve Ali’nin de asla razı olmadığı günaha onu seven bir kimse yeltenmez. 
Bir diğer yorum şudur ki; birçokları birisini sevdiklerinde, onu onun kendisi ve zatı için sevmiyorlar; onda olan bir özellikten dolayı seviyorlar. Mesela filan sanatçıyı seviyor ama sesi güzel olduğu için. Hz. Ali’ye (a.s.) olan birçok sevgi de bu türden bir sevgidir. Gerçek sevgi o zaman kendini gösterir ki sevdiği kimse, doğru ve hak olan ama seven kimsenin aleyhine olan bir uygulamayı gerçekleştirdiğinde eskisi gibi sevgisi devam etmiş olsun. Nitekim Hz. Ali’nin taraftarlığını iddia eden birçokları onun hak uygulamaları karşısında saf değiştirip muhaliflerden oldular. Kısacası dediğimiz özelliğe sahip olan bir sevgide, yani Ali’yi Ali’nin kendisi için seven bir kimse, hiçbir koşulda bu sevgiden vazgeçemez; hatta bazı günahları gafletten veya nefsinin galebesi altında, işlese bile, sahip olduğu hakiki Ali sevgisi bilahare onu tevbeye ve yaptığı yanlışı telafi etmeğe zorlayacaktır. Zira biliyor ki âşık olduğu Ali, ancak bu şekilde ondan razı olur… 
Diğer bir yorum ise şöyledir: Hadisin orijinalinde geçen “seyyie” kavramı küçük günahlar ve kötülükler anlamındadır. Çünkü Kur’ân-ı Kerim’de de bu şekilde kullanılmıştır: “Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin seyyielerinizi (küçük günahlarınızı) örteriz-bağışlarız ve sizi şerefli bir yere sokarız.” (Nisâ, 31). Dolayısıyla bu hadiste de ayette söylenenin bir benzeri vurgulanmaktadır. Yani nasıl ki büyük günahlardan kaçınanların Allah, küçük günahlarını bağışlayacaktır, aynı şekilde Ali’yi seven ve bu sevginin gereğini yerine getiren (yani Ali’nin razı olduğu önemli şeyleri yerine getirip, razı olmadığı önemli şeylerden, günahlardan kaçınan) kimsenin Allah, seyyielerini (bağışlayacak ve Ali dostu onlardan zarar görmeyecektir.
Demek ki bu hadisten “Ali’yi sev, ondan sonra hiç amel yapmana gerek yoktur, veya Ali’yi sev, sonra istediğin her günahı işleyebilirsin” gibi çıkardıkları ve İslam’ın ruhuna ve Ali’nin meramına yüzde yüz ters bir manayı çıkarmak, her şeyden önce İmam Ali’ye hakarettir. Öyle olsaydı, o zaman Ali’nin (a.s.) bunca mücadelesi, boşuna mıydı?! İnsanların takvalı olmaları ve Allah’ın emirlerine boğun eğmeleri gerektiği hususunda okuduğu yüzlerce hutbe ve yazdığı mektuplar, vasiyetler abes miydi?! 
Bu hadis sadece Şîî kaynaklı değil, birçok Sünni kaynaktan da nakledilmiştir.
Anahtar Kelimeler:
ehl i beyt günlüğü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100