Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Resûlullah (s.a.a.): “Kim (Allah’ın) sağlam ipine sarılmak isterse, Ali ve zürriyetini sevsin.” (İhkâkü’l-Hak, c.7, s.160).
İmam Ali Rızâ (a.s.) kanalıyla babalarından Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Kim kurtuluş gemisine binmeği, ‘ürvetü’l-vüskâ’ya (Allah’ın sağlam kulpuna) tutunmayı ve Allah’ın sağlam ipine sarılmayı istiyorsa, Benden sonra Ali’yi sevsin; onun düşmanına düşman olsun ve onun evlatlarından olan hidâyet imamlarına uysun, zira hiç kuşkusuz onlar, Benden sonra Benim halifelerim, vasîlerim; Allah’ın, halk üzerindeki hüccetleri; ümmetimin efendileri ve takva sahiplerini cennete doğru götüren önderlerdir; onların hizbi, Benim hizbim, Benim hizbim de Allah’ın hizbidir; onların düşmanlarının hizbi ise Şeytan’ın hizbidir! (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.26; İhkâkü’l-Hak, c.5, s.113).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Kim Ali b. Ebî Tâlib’i severse, (Allah’ın) sağlam kulpuna sarılmıştır.” (İhkâkü’l-Hak, c.7, s.160). 
İmam Ali Rızâ (a.s.), babalarından Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Kim (Allah’ın) sağlam kulpuna tutunmak istiyorsa, Ali ve Ehl-i Beyt’imin sevgisine sarılsın.” (Uyûn-u Ahbâri’r-Rızâ, c.2, s.58; İsbâtü’l-Hüdât, c.1, s.484; Bihârü’l-Envâr, c.24, s.83; Menâkıb-u Âl-i Ebî Tâlib, c.3, s.76). 
Abdullah b. Ömer, Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Bilin ki kim Ali’yi severse, Allah onun namazını, orucunu, gece ibâdetlerini kabul eder ve duasını icabete eriştirir.” (Keşfü’l-Yakîn, s.227; Keşfü’l-Ğumme, c.1, s.104; Fezâilü’ş-Şîa, s.3; Bihârü’l-Envâr, c.39, s.277; Miet-u Menkıbe, c.3, s.149; İhkâkü’l-Hak, c.7, s.161).
Resûlullah’tan (s.a.a.) nakledilen bir hadiste şöyle geçmektedir: “Rabb’im Bana hangi fazileti vermiş ise, aynısını Ali’ye de vermiştir… Allah, hiçbir farzı Ali’nin sevgisi olmadan kabul etmez.” (İhkâkü’l-Hak, c.6, s.104). 
Yine Resûlullah’tan (s.a.a.) nakledilen bir başka hadiste şöyle geçmektedir: “Bilin ki kim Ali’yi severse, Allah onun hasenelerini (sâlih amellerini) kabul eder ve kötülüklerinden vazgeçer; böyle birisi cennette Seyyidü’ş-Şühedâ Hamza’nın arkadaşı olacaktır.” (Mülhakât-u İhkâki’l-Hak, c.21, s.319; Bihârü’l-Envâr, c.27, s.114). 
İbn Abbâs, Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Beni hak olarak peygamberliğe seçene and olsun ki, Allah, Ali b. Ebî Tâlib’in sevgisi hakkında sorgulamadan hiçbir kulun, hiçbir iyi amelini kabul etmez.” (El-Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.103; Bihârü’l-Envâr, c.27, s.311).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100