Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Bilin ki, kim Ali’yi severse, melekler onun için mağfiret dilerler ve cennetin sekiz kapısı da onun yüzüne açılır ki, hangisinden isterse, sorgusuz bir şekilde içeri girer.” (Fezâilü’ş-Şîa, s.3; Bihârü’l-Envâr, c.27, s.114; Mülhakât-u İhkâki’l-Hak, c.21, s.319).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Allah, Ali b. Ebî Tâlib’in yüzünün nurundan yetmiş bin melek yaratmıştır ki, Kıyâmet gününe kadar ona ve sevenlerine istiğfar ederler.” (Bihârü’l-Envâr, c.23, s.120; Keşfü’l-Ğumme, c.1, s.103; İrşâdü’l-Kulûb, s.234; El-Menâkıb, Hârezmî, s.71; Mülhakât-u İhkâki’l-Hak, c.21, s.565; Miet-u Menkıbe, s.66).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali b. Ebî Tâlib’in sevgisi, ateşin odunu yaktığı gibi, günahları yakar.” (İhkâkü’l-Hak, c.7, s.261).
İbn Abbâs, Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Ali b. Ebî Tâlib’in sevgisi, ateşin odunu yemesi gibi, kötülükleri yer bitirir.” (İhkâkü’l-Hak, c.7, s.260; Bihârü’l-Envâr, c.39, s.306; Kenzü’l-Ummâl, c.11, s.621; Fezâilü’ş-Şîa, s.11; Fezâilü’l-Hamse, c.2, s.291). 
Câbir b. Abdullâh-i Ensârî, Ebûzer’den şöyle nakletmiştir: “Mescitte, Peygamber’in (s.a.a.) yanında oturuyordum; o sırada Ali (a.s.) çıkageldi. Resûlullah (s.a.a.), onun geldiğini görünce, ‘Ey Ebâzer, kimdir bu gelen?’ diye sordu. Ben, ‘Ali’dir, ya Resûlallah’ dedim. Yine sordu: ‘Ey Ebâzer, onu seviyor musun?’ ‘Evet ya Resûlallah, vallahi onu seviyorum; onu seveni de seviyorum’ dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: ‘Ey Ebâzer, Ali’yi sev, onu seveni de sev; zira, hiç şüphesiz, kul ile Allah-u Teâlâ’nın arasındaki (nur) hicabı, Ali b. Ebî Tâlib’in sevgisidir. Ey Ebâzer, ihlas ve samimiyetle Ali’yi sev; çünkü kim Ali’yi ihlasla sever ve Allah-u Teâlâ’dan bir şey isterse, ona istediğini verir ve Allah’ı çağırdığında ona icabet eder.’ Dedim ki, ‘Ya Resûlallah, ben Ali b. Ebî Tâlib’in sevgisini, yüreğimde soğuk bir suyun serinliğinin veya arı balının veya okuduğum bir Kur’ân âyetinin (lezzeti) gibi buluyorum; hatta bu, baldan daha lezzetlidir benim yanımda.’ Allah Resulü (s.a.a.), ‘Şecere-i Tayyibe (temiz ağaç) biziz; ürvetü’l-vüskâ (Allah’ın sağlam kulpu) biziz; bizim sevenlerimiz ise o ağacın yapraklarıdır. O hâlde kim cennete gitmek isterse, o ağacın dallarından birisine tutunsun’ buyurdu.” İ’lâmü’d-Din, s.136).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Bilin ki, kim Ali’yi severse, melekler onunla müsafaha eder; Peygamberler onu ziyaret eder ve Allah onun her hacetini yerine getirir.” (Fezâilü’ş-Şîa, s.4).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100