Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali’yi sevmek iman ve ona düşmanlık küfürdür.” (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.81; Bihârü’l-Envâr, c.38, s.95; Envârü’l-Hidâye, s.134; El-İsnâ Aşeriyye, s.61). 
Hz. Ali’den (a.s.) Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: 
“Ali’yi, mü’min olandan başkası sevmez ve ona kâfir olandan başkası düşmanlık beslemez.” (Uyûn-u Ahbâr-ir Rızâ, c.2, s.63). 
Ali b. Hasan (veya Hüseyin) Sâih diyor ki İmam Hasan Askeri’den (a.s.) duydum ki şöyle buyuruyordu: “Babam bana babasından, o da ceddinden, Resûlullah’ın (s.a.a.) Hz. Ali’ye (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletti: Ya Ali, seni ancak doğumu temiz (helalzade) olan birisi sever ve sana ancak doğumu bozuk (haramzade) olan birisi buğzeder; seni ancak mü’min olan sever ve sana ancak kâfir olan düşman olur.” (Kemâlü’d-Din, s.261; El-İhticâc, c.1, s.88).
Resûlullah’tan (s.a.a.) nakledilen bir hadiste yine şöyle geçmektedir: “Ya Ali, sen bu ümmetin, Allah’a ve Resulü’ne ilk iman edenisin; Allah’a ve Resulü’ne ilk hicret edenisin ve Resulü’yle en son konuşacak vedalaşacak olan da yine sensin. Canım elinde olan (Allah’a) and olsun ki, seni ancak Allah’ın, kalbini iman ile imtihan ettiği kimse sever ve sana ancak münafık veya kâfir olan düşman olur.” (El-Emâlî, Şeyh Tûsî, c.2, s.86).]
İmam Ali Rızâ (a.s.), babaları kanalıyla Hz. Ali’den (a.s.), o da Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Ya Ali, ne mutlu seni seven ve seni tasdik eden kimseye; sana buğzeden ve seni yalanlayan kimsenin vay haline! Seni sevenler, yedinci gökte (bile) tanınmaktadırlar.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.1, s.481; İhkâkü’l-Hak, c.7, s.276; Ferâidü’s-Simtayn, c.1, s.310; Nurü’l-Ebsâr, s.90; Cevâhirü’l-Metâlib, s.253; El-Mürâciât, s.173).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, ne mutlu seni seven ve seni tasdik eden kimseye ve sana düşmanlık besleyen ve seni yalanlayan kimsenin vay haline! Seni sevenler, göklerin ehli arasında meşhurdurlar; onlar (seni sevenler), din, takva, güzel vakar ve tevazu sahibidirler; gözleri huşu dolu ve kalpleri korku içindedir. Onlar senin velâyet hakkını tanımışlardır; dilleri senin faziletini konuşmakta ve gözleri sana ve senin evlatlarından olan imamlara muhabbet ve şefkatten dolayı ağlamaktadır. Onlar Allah’ın, Kitabında emrettiği şeylerle, Benim emrettiğim şeylerle, senin emrettiğin şeylerle ve senden sonra gelecek emir sahibi imamların Kur’ân ve Sünnetten emrettikleri şeylerle amel ederler. Onlar birbirleriyle sıkı ilişkiler içindedirler ve birbirlerine muhabbet beslerler. Hiç şüphesiz melekler onlara salât eder; dualarına amin der ve günah edenlerine mağfiret dilerler.” (Mülhakât-u İhkâki’l-Hak, c.21, s.335). 
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ne mutlu Ali’yi seven kimseye ve Ali’ye düşman kesilen kimsenin vay haline!” (İhkâkü’l-Hak, c.5, s.80). 
Abdullah b. Abbâs, Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Ya Ali, kim seni sever ve sana muhabbet beslerse, Ben de onu sever ve ona muhabbet beslerim. Kim de sana buğzeder ve düşmanın olursa, Ben de ona buğzeder ve düşmanı olurum; zira hiç kuşkusuz sen Bendensin, Ben de sendenim.” (Gâyetü’l-Merâm, c.1, s.92).
Anahtar Kelimeler:
ehl i beyt günlüğü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100