Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Muhammed b. Hanefiyye, babası Hz. Ali’den (a.s.) şöyle nakletmektedir: “Bir gün ben uyuyordum. Birden Resûlullah (s.a.a.) içeriye girdi; bana baktı ve ayağıyla bana dokundu ve şöyle buyurdu: ‘Kalk ayağa, babam, anam sana feda olsun. Cebrâîl Bana geldi ve şöyle dedi: Şuna müjde ver ki, hiç şüphesiz Allah–u Teâlâ, imamları onun sulbünde karar kılmıştır. Yine şüphesiz Allah–u Teâlâ, onu, zürriyetini, taraftarlarını ve sevenlerini bağışlar. Kim, ona ta’n eder ve hakkını yerse, böyle birisi ateşe girecektir.’” (İhkâkü’l–Hak, c.7, s.39).
Rayyân b. Salt, İmam Ali Rızâ’dan (a.s.), babaları kanalıyla, Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Ali’nin taraftarıdır, Kıyâmet gününde kurtuluşa erecek kimseler.” (El–Emâlî, Şeyh Sadûk, s.295; Bişâretü’l–Mustafâ, s.56).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali ve onun taraftarıdır Kıyâmet gününde gerçek kurtuluşa erenler.” (Yenâbîü’l–Mevedde, s.237).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ümmetimden, cennete yetmiş bin kişi sorgusuz sualsiz gireceklerdir.” (Birçok rivayette olduğu gibi burada da zahiren yetmiş binden maksat, kelimenin tam karşılığı değil, çokluğu ifade etmektir). Sonra yüzünü Ali’ye (a.s.) dönerek şöyle devam ettiler: “Onlar senin taraftarlarındır, sen de onların imamısın.” (İhkâkü’l–Hak, c.4, s.289; El–İrşâd, s.26; El–Fezâil, s.151; Bişâretü’l–Mustafâ, s.204).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, Allah; seni, aileni, taraftarlarını, taraftarlarını sevenleri ve taraftarlarını sevenlerin sevenlerini bağışlamıştır. Müjdeler olsun sana, ‘enze’ (koparılmış) ve ‘betîn’ (dolu) sensin; (ilim ile dolmuş ve) şirkten koparılmışsın.” (Ferâidü’s–Simtayn, c.1, s.308; El–Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.300; Bihârü’l–Envâr, c.27, s.79). 
Muhammed b. Abdurrahman diyor ki: “İmam Ca’fer–i Sâdık’tan (a.s.) Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu duydum: Ali’nin taraftarını küçümsemeyin; onlardan bir tek kişi, (iki büyük Arap kabilesi olan) Rabia ve Muzar kabilelerinin sayısınca insana şefaat edeceklerdir.” (El–Emâlî, Şeyh Tûsî, c.2, s.283). 
Hz. Fâtıma’dan (a.s.) Resûlullah’ın (s.a.a.) Hz. Ali’ye (a.s.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Ey Ebû Tâlib’in oğlu, şunu bil ki sen ve senin taraftarların cennettedir.” (Bihârü’l–Envâr, c.39, s.268. 
İbn Ebî Necrân diyor ki: “İmam Ebu’l–Hasan’nın (a.s.) şöyle buyurduğunu duydum: Kim, bizim taraftarımıza düşmanlık yaparsa, bizimle yapmıştır; kim de onlara sevgi beslerse, bizi sevmiştir; zira onlar bizdendir ve bizim tıynetimizden yaratılmışlardır. Onları seven, bizdendir ve onlara buğzeden bizden değildir…” (Fezâilü’ş–Şîa, s.45; Bihârü’l–Envâr, c.68, s.167).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100