Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, seni şehâdetle müjdeliyorum. Hiç şüphesiz sen, Benden sonra mazlum olacaksın ve öldürüleceksin.” Hz. Ali (a.s.), “Ya Resûlallah, bu benim dinimin selamette kalmasıyla birlikte mi olacak?” dedi. Allah Resulü (s.a.a.) cevabında, “Evet dininin selametiyle birlikte olacaktır!” buyurdu. (Gâyetü’l-Merâm, c.1, s.92).
Hz. Âişe’den şöyle nakledilmiştir: “Peygamber’i (s.a.a.) gördüm ki Ali’yi kucaklayarak öptüğü hâlde şöyle buyurdu: “Babam feda olsun, o yalnız kalacak şehide!” (El-Menâkıb, Hârezmî, s.65; İhkâkü’l-Hak, c.15, s.600). 
Hz. Emirü’l-Müminin Ali (a.s.), İbn Mülcem Mürâdî Melun tarafından vurulduğunda, ölüm yatağında İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’e (a.s.) hitaben şöyle vasiyet ettiler: “İkinize de Allah’tan çekinmeyi, dünya sizi arasa, istese bile onu aramamayı, istememeyi vasiyet ederim. Ona ait bir şeyi elde edemediğiniz, elinizdekini yitirdiğiniz için de hayıflanmayın. Gerçeği söyleyin; âhiret ecri için iş görün; zâlime düşman olun, mazlûma yardımcı kesilin. İkinize, bütün evladıma, Ehl-i Beyt’ime ve bu yazım kime ulaşırsa ona, Allah’tan çekinmeyi, işlerinizi düzene koymayı, aranızı uzlaştırmayı vasiyet ederim. Allah’ın salâtı ona ve soyuna olsun, Ceddinizden duydum, derdi ki: ‘İki kişinin arasını bulmak, bütün (nâfile-sünnet) namazlardan, oruçlardan üstündür.’
Allah için, Allah için yetimleri koruyun, bâzı kere aç, bâzı kere tok bırakmayın onları; size tapşırılan haklarını yitirmeyin onların. Allah için komşularınızı görün, gözetin; bu, Peygamber’inizin vasiyetidir; komşular hakkında öylesine tavsiyede bulundu ki onlar da mîrâsa girecekler sandık. 
Allah için, Allah için Kur’ân’a riâyet edin; onunla amel etmekte başkaları sizi geçmesin. 
Allah için, Allah için namazı bırakmayın; çünkü o, dininizin direğidir. Allah için, Allah için Rabbinizin evininin ziyâretini, haccetmeyi bırakmayın; siz hayatta bulundukça boşlamayın o evi; çünkü o ev, terk edilirse mühlet bile verilmez sizlere; azap gelir çatar. 
Allah için, Allah için mallarınızla, canlarınızla, dillerinizle Allah yolunda savaşın; birbirinizi dolaşmanızı görüp gözetmenizi, birbirinizin ihtiyâcını gidermenizi, birbirinizden yüz çevirmemenizi, birbirinizden ayrılmamanızı vasiyet ediyorum. İyiliği buyurmayı, kötülükten nehyetmeyi bırakmayın; sonra kötüleriniz başınıza geçer; sonra da duâ edersiniz, icâbet edilmez size.
Ey Abdülmuttalib oğulları, Emirü’l-Müminin katledildi deyip Müslümanların kanlarına girmenizi, öç almaya kalkmanızı istemem, sakının bundan. Benim için yalnız beni öldüreni öldürün. Bekleyin hele, onun şu vuruşundan ölürsem, onun bana bir tek vuruşuna karşı siz de ona bir kere vurun; şurasını, burasını keserek eziyete kalkışmayın; çünkü ben, Allah’ın salâtı O’na ve soyuna olsun, Resûlullah’tan duydum: “Sakının eziyetten, işkenceden, öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa.’” (Nehcü’l-Belâğa, Mektup: 47; Ravzatü’l-Vâizîn, s.136; Tuhefu’l-Ukûl, s.135).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100