Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İsmail b. Cabir şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Cafer (Muhammed Bakır aleyhisselâm)’a dedim ki:
“Allah’a ibadet etmede esas aldığım dinimi sana arz etmek istiyorum.”
– “Anlat” dedi.
Dedim ki: “Allah’tan başka ilâh olmadığına, Allah’ın tek ve ortaksız olduğuna ve Muhammed’in Allah’ın kulu ve resulü olduğuna şahitlik ederim. O’nun Allah katından getirdiği dini tasdik ederim. Yine şahitlik ederim ki Ali, itaat edilmesi Allah tarafından farz kılınmış bir imamdır. Ondan sonra Allah, imam olarak Hasan’a itaat edilmesini farz kıldı. Ondan sonra Allah, imam olarak Hüseyin’e itaat edilmesini farz kıldı. Sonra Allah, imam olarak Ali b. Hüseyin’e itaat edilmesini farz kıldı.”
Bu şekilde sıra Ebu Cafer (Muhammed Bakır aleyhisselâm)’a gelinceye kadar saydım. Sonra dedim ki: “Şimdi de sen imamsın. Allah sana rahmet etsin.”
Buyurdu ki: “İşte bu, Allah’ın ve meleklerin dinidir.”
Ebu İshak, Emir’ül–Mü’minin (Ali b. Ebu Tâlib aleyhisselâm)’in ashabı (arkadaşları)’nın bazısından şöyle rivayet etmiştir:
Emir’ül–Mü’minin buyurdu ki: “Biliniz ki, âlimin sohbeti, onun beraberliği, ona itaat etmek, dindir. Bununla Allah’a kulluk sunulur. Âlime itaat etmek iyilikleri kazandırıcı ve kötülükleri giderici bir araçtır. Mü’minler için bir hayırlar hazinesidir. Dünya hayatında onları yüceltir, öldükten sonra onlar için kalıcı bir güzelliktir.”
Hüseyin b. Ebu’l–A’lâ şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Abdullah (Cafer Sadıkaleyhisselâm)’a dedim ki: “Vasilere itaat etmek farz mıdır?”
–“Evet” dedi. “Onlar Allah Azze ve Celle’nin şu ifadelerine mazhar olmuşlardır: “Allah’a itaat edin, Resule ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin. “(Nisa, 59) Onlar Allah Azze ve Celle’nin şu ifadelerle tanımladığı kimselerdir:
“Sizin velîniz ancak Allah, O’nun Resulü ve namazı kılan ve rükû halinde iken zekâtı veren mü’minlerdir.”(Mâide, 55)”
Abdu’l–Alâ şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sadık aleyhisselâm)’ın şöyle dediğini duydum: “Dinleyip itaat etmek, hayrın kapılarıdır. Duyup itaat edenin aleyhine işleyecek bir kanıt yoktur ve duyup isyan eden kimsenin lehine işleyecek bir kanıt yoktur. Müslümanların imamı, Allah Azze ve Celle ile buluştuğu gün kanıtları ve gerekçeleri eksiksiz olur.” İmam ardından şöyle buyurdu: “Nitekim Allah Tebareke ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “O gün her topluluğu imamıyla çağırırız...” (İsrâ, 71)”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100