Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Fudayl, Ebu Abdullah (Ca’fer SÂdık aleyhisselâm)’dan, "Bu Kur'ân senin için ve kavmin için bir zikirdir. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız" (Zuhruf, 44) âyetiyle ilgili olarak şöyle rivayet etmiştir:
“Zikirden maksat Kur'ân'dır. Biz ise peygamberin kavmiyiz ve sorulanlar biziz.”
Ebu Bekr el-Hadramî şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca’fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)’ın yanında bulunduğum bir sırada Kumeyt'in kardeşi Verd İmam'ın yanına geldi ve dedi ki: "Allah, beni sana feda etsin. Sana sormak için yetmiş soru hazırlamıştım. Fakat şimdi bu sorulardan bir tanesini bile hatırlamıyorum."
İmam buyurdu ki: “Bir tanesini de mi hatırlamıyorsun ey Verd?”
Dedi ki: “Hayır, şu anda bu sorulardan bir tanesi aklıma geldi.”
İmam: “Nedir aklına gelen bu soru?”
Dedi ki: “‘Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun’ (Nahl, 43) âyetinde kastedilenler kimlerdir?
Buyurdu ki: “Burada kastedilenler bizleriz.”
Dedim ki: “Bizim size sormamız bir zorunluluk mudur?”
“Evet” dedi.
Dedim ki: “Sizin cevap vermeniz de sizin üzerinizde bir hak mıdır?”
Buyurdu ki: “Bu, bize kalmış bir şeydir.”
Muhammed b. Müslim naklediyor:
Ebu Ca’fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'a dedim ki: “Bizden bazılarına göre, ‘Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun’ (Nahl, 43) âyetinde Yahudi ve Hıristiyanlar kastedilmiştir.”
İmam buyurdu ki: “O zaman, Yahudi ve Hıristiyanlar sizi dinlerine davet ederler.” 
Sonra elini göğsüne koyarak, “Zikir ehli biziz, sorulması gerekenler biziz” buyurdu.
el-Veşşa şöyle rivayet etmiştir:
İmam Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'ın şöyle dediğini duydum: “Ali b. Hüseyin (aleyhisselâm) şöyle dedi: İmamlar üzerinde bazı farzlar vardır ki, bunlar taraftarlarının üzerinde farz değildir. Yine bizim taraftarlarımız üzerinde farz olan şeyler vardır ki, bunlar bizim üzerimizde farz değildir. Allah Azze ve Celle, onlara bilmediklerini bize sormalarını emretmiştir. ‘Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun’ (Nahl, 43) buyurmuştur. Onlara, bize sormalarını emretmiş ama bizim cevap vermek gibi bir zorunluluğumuz yoktur. İstersek cevap veririz, istersek cevap vermeyiz.”
Ahmed b. Muhammed b. Ebu Nasr şöyle rivayet etmiştir:
İmam Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'a bir mektup yazdım. Bu mektupta sorduğum sorulardan biri şöyleydi: "Allah, ‘Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun’ (Nahl, 43) buyurmuştur. Bir diğer âyette, ‘Mü'minlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminde bir grup dinde geniş bilgi elde etmek ve kavimleri döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar’ (Tevbe, 122) buyurmuştur. Bu âyetlerde anlaşıldığı kadarıyla mü'minlerin sormalarını zorunlu kılmış ama size cevap verme zorunluluğunu getirmemiştir."
İmam buyurdu ki: “Allah Tebareke ve Teâlâ bir âyette, ‘Eğer sana cevap vermezlerse, bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar. Allah'tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir!’ (Kasas, 50) buyurmuştur.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100