Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Bir şahıs, Yusuf bin Yakub’u Abbasi halifesi olan Mütevekkil’e ispiyonladı. Mütevekkil, onu cezalandırmak için ihzar etti.
Yusuf; “Eğer Allah Teâlâ beni sağ-salim evime geri çevirir ve Mütevekkil’den taraf bana bir zarar dokunmazsa İmam Ali Naki’ye yüz eşrefi (18 nohut ağırlığında altın) vereceğim” diye adakta bulundu.
O sırada halife İmam (a.s)’ı Hicaz’dan Samerra’ya getirip kendi yanında tuttu. İmam (a.s) da geçim açısından sıkıntı içerisinde idi.
Yusuf, Samerra’nın girişine yetişince kendi kendine şöyle dedi: “Mütevekkil’in yanına gitmeden önce yüz eşrefiyi İmam’a vermem daha iyi olur. Ama İmam’ın evini tanımıyorum, diğer taraftan da Mütevekkil onunla görüşmeyi yasaklamıştır, kimse onun evine gidemiyor. Burada ne geziyorsun, diyebilirler.”
Bu düşündeyken bineğimi serbest bırakmam ve böylece kimseden sormadan Allah’ın lutfuyla İbn’ur-Rıza’nın (İmam Hadi’nin) evine gitmem aklımdan geçti. Bineği serbest bıraktım, pazar ve sokaklardan geçip bir evin önünde durdu. Her ne yaptımsa hareket edip oradan geçmedi. Bir adama; “Bu ev kimin evidir?” diye sordum. “Rafiziler’in İmamı olan İbn’ur-Rıza’nın evidir” dedi!
Bu hadiseyi, İbn’ur-Rıza’nın azametinin bir nişanesi olarak telakki ettim. Bu haldeyken evden bir zenci hizmetçi dışarı çıkıp; “Yusuf bin Yakub sen misin?” diye sordu. “Evet, benim” dedim. “Bineğinden in” dedi. Ben de binekten indim, beni eve aldı.
Ben kendi kendime, “Bu, İbn’ur-Rıza’nın hakkaniyetinin ikinci delilidir” dedim. Çünkü beni görmemişken tanıdı!
Köle daha sonra; “Adadığın yüz eşrefiyi bana ver” dedi.
Ben yine kendi kendime, “Bu da O Hazretin hakkaniyetinin üçüncü delili” dedim. Parayı (eşrefileri) hizmetçiye verdim o da alıp gitti, biraz sonra gelerek beni evin içine götürdü. İçeriğe girince azametli bir şahsın yalnız başına oturmuş olduğunu gördüm. Bana hitaben; “Ey Yusuf! İslam’ı seçmen için yeterli miktarda delil görmedin mi?” dedi. Ben de; “Yeterli miktarda gördüm” dedim.
İbn’ur-Rıza bu sözüm üzerine şöyle buyurdu: “Heyhat! Sen Müslüman olmayacaksın ama senin oğlun İshak Müslüman ve bizim taraftarımız olacaktır. Ey Yusuf! Halk zannediyor ki, sizin bize karşı olan sevgi ve dostluğunuzun faydası yoktur. Allah’a and olsun ki, onların zannettikleri gibi değildir. Kimin bize karşı sevgisi olursa, ister Müslüman olsun ister gayri Müslüman faydasını mutlaka görecektir. Huzurlu olarak Mütevekkil’in yanına git, hiç kaygı ve düşüncen olmasın. Sen bu şehre vardığında Allah Teala, seni buraya getirmek için bir meleği görevlendirdi; seni buraya getiren hayvan da ahirette cennete gidecektir.” (Bihar’ul-Envar, c.50, s.154).
Anahtar Kelimeler:
ehl i beyt günlüğü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100