Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Kûfe’de yaşayan Abdu’l-A’la bin A’yen şöyle diyor:
İmam Sâdık (a.s.)’ın ashabından bazıları, ihtiyaç duydukları meseleler hakkında İmam (a.s.)’a bir mektup yazarak o mektubu bana verdiler ve Müslümanın Müslüman kardeşinin üzerindeki hakları hususunda da İmam Sâdık (a.s.)’dan sözlü olarak soru sormamı rica ettiler.
Medine’ye vardığımda İmam (a.s.)’ın huzuruna çıktım. Dostların mektubunu İmam (a.s.)’a takdim ettikten sonra, “Müslümanın, Müslüman kardeşinin üzerindeki hakkı nedir?” diye sordum.
İmam Sâdık (a.s.) dostların mektubunun cevabını verdi ama benim sözlü olan sorumun cevabını vermedi!
Vedalaşmak için İmam (a.s.)’ın huzuruna vardığımda, “Ey Resûlullah’ın oğlu! Ben sizden bir mesele sordum ama cevap vermediniz” dedim.
İmam (a.s.), “Kasıtlı olarak cevap vermedim” buyurdu.
“Neden?” dedim.
İmam (a.s.), “Çünkü sizin hakikati duyup amel etmeyeceğinizden dolayı kâfir olacağınızdan korktum” buyurdular.
Sonra şöyle buyurdu:
“Allah’ın, kullarına farz kıldığı en önemli ve zor şeylerden biri şu üç şeydir:
1- Kendisiyle başkaları arasında insaflı davranması; öyle ki, kendisine beğendiği şeyi kardeşi için de beğenmelidir.
2- Malında kardeşiyle eşitliği sağlamalı ve hiçbir şeyi ondan esirgememelidir.
3- Her halde (her işte) Allah’ı anmalı. Allah’ı anmaktan maksat; ‘Subhanallah, velhamdulillah’ demek değildir. Allah’ı anmaktan maksat; Allah’ın haram kıldığı şeylerle karşılaştığında Allah’ı anmak ve böylece o haram şeyleri terk etmektir.” (Biharü’l-Envar, c.74, s.242).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100