Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Hz. Peygamber (s.a.a.)’in değerli ashabından olan Cabir bin Abdullah–i Ensarî şöyle diyor:
İmam Bâkır (a.s.)’a dedim ki: “Fedan olayım! Rica ediyorum annen Hz. Fâtıma (a.s.)’ın azameti hakkında, taraftarlarınıza anlattığımda hoşnut olmaları için bana bir hadis söyleyin.”
İmam Bâkır (a.s.) buyurdu ki: “Babam, Resûlullah (s.a.a.)’in şöyle buyurduğunu nakletti: ‘Kıyamet günü olduğu zaman, ilahi peygamberler için nurdan minberler kurulacaktır. Benim minberim hepsinden daha yüksek olacak ve Allah–u Teâlâ bu esnada şöyle buyuracaktır: Ey seçkin Peygamber! Konuşma yap.
Ben, o gün öyle bir şekilde konuşacağım ki, hiç kimse, hatta peygamber ve resuller bile onun gibi bir konuşma duymamış olacaklardır. Daha sonra peygamberlerin vasileri için nurdan birtakım minberler kurulacaktır. O minberler arasında vasim Ali bin Ebi Tâlib’in minberi bütün minberlerden daha yüksek olacaktır. Bu esnada Allah–u Teâlâ onun konuşmasını emredecektir. O da hiçbir vasinin benzerini duymadığı bir konuşma yapacaktır. Daha sonra peygamberlerin evlatları için nurdan birtakım minberler dikilecektir. İki oğlum, iki torunum ve hayat bahçemin iki gülü olan Hasan ve Hüseyin için de nurdan minberler bırakacaklar ve onlardan konuşmaları istenilecektir. Bunlar da peygamber evlatlarından hiç kimsenin duymuş olmadığı bir konuşma yapacaklardır. Daha sonra bir münadi yani Cebrail, Muhammed Peygamberin kızı Fâtıma nerededir, diye seslenecektir. Bu esnada Fâtıma ayağa kalkacaktır. Allah Teâlâ tarafından şöyle bir nida gelecek: Ey mahşer ehli! Ben yüceliği Muhammed’e, Ali’ye, Hasan’a Hüseyin’e ve Fâtıma’ya verdim. Başlarınızı aşağı eğin, gözlerinizi kapatın; bu Fâtıma cennete gidecektir.
Daha sonra Cebrail, iki tarafı cennet süsleriyle süslenen, yuları inciden, eyeri ise mercandan olan cennet develerinden bir deve getirerek onu Fâtıma’nın önünde yatıracak ve Fâtıma da o deveye binecektir. Bu esnada Allah–u Teâlâ, yüz bin meleği Fâtıma’nın sağından, yüz bin meleği de solundan hareket etmeleri için gönderecek ve yüz bin meleğe de kendi kanatları üzerinde onu cennetin kapısına götürmelerini emredecektir. Cennetin kapısına ulaştıklarında Fâtıma dönüp arkasına bakacaktır.
Bu esnada Allah–u Teâlâ şöyle buyuracak: Ey Habibimin kızı! Neden cennete girmiyorsun?
Fâtıma arz edecek ki: Allah’ım! Böyle bir günde makam ve mevkiimin herkese belli olmasını istiyorum.
Allah–u Teâlâ da, Ey Habibimin kızı! Dön mahşere bak! Kimin kalbinde senin veya evlatlarının sevgisi olursa, onu al cennete götür’ buyuracak.” 
Daha sonra İmam Bâkır (a.s.) şöyle buyurdular: “Ey Câbir! Allah’a and olsun ki, annem Fâtıma (a.s.) o gün kendi dostlarını, bir kuşun iyi taneleri kötü tanelerden ayırt ederek topladığı gibi ayırt edip toplayacaktır. Dostlarını onunla birlikte cennetin kapısında bir araya geldiğinde kalplerine, durup geriye bakmaları ilham edilecek. Geriye baktıklarında Allah–u Teâlâ, ‘Neden durup geriye baktınız; oysa Habibimizin kızı Fâtıma sizin hakkınızda şefaat etti’ buyuracak.
Cevaben şöyle diyecekler: ‘Ey Rabbimiz! Bugün kulluk etmenin ve Ehl–i Beyt’i sevmenin ne kadar değerli olduğunu görmek ve makamımızın tanınmasını istiyoruz.’
Allah–u Teâlâ, ‘Ey dostlarım! Mahşer sahrasına bakın! Her kim sizleri Fâtıma’yı sevdiğinizden dolayı severse, her kim Fâtıma’nın sevgisi uğrunda size bir yemek yedirmişse, her kim Fâtıma’nın sevgisi için size bir elbise giydirmişse, her kim Fâtıma’nın sevgisi yolunda size bir yudum su vermişse ve her kim Fâtıma’nın sevgisi için bir gaybeti sizden reddederek sizi savunmuşsa, onların ellerinden tutarak hepsini cennete götürünüz’ buyuracak.” (Bihar, c.8,s.51).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100