Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Zenci birisi Hz. Ali (a.s.)'ın huzuruna gelerek şöyle dedi: "Ya Emire'l-Mü'minin! Ben hırsızlık yaptım, beni günahtan arındır (bana had uygula)!" Hz. Ali (a.s), "Şayet koruk olmayan yerden hırsızlık yapmışsın" buyurarak yüzünü ondan çevirdi. 
Zenci, "Ya Emire'l-Mü'minin! Koruk olan yerden hırsızlık yaptım, had (şer'i ceza) uygulayarak beni arındır!" 
Hz. Ali (a.s), "Şer'i cezayı gerektiren nisap miktarınca hırsızlık yapmamışsın" buyurarak tekrar yüzünü ondan çevirdi. 
Zenci adam, "Ya Emire'l-Mü'minin! Nisap miktarınca hırsızlık yaptım!" Zenci adam üç kez ikrar ve itiraf edince Hz. Ali (a.s.) onun (sağ elinin dört) parmağını kesti. Hz. Ali (a.s.)'ın yanından ayrılıp parmakları kesik olduğu halde evine döndüğünde, ağır bir darbe almasına rağmen yol boyunca yüksek bir sesle şöyle diyordu: 
"Ey millet! Elimi, mü'minlerin emiri, muttakilerin imamı, secde azaları nurlu olanların komutanı, dinin lideri ve vasilerin efendisi olan Hz. Ali (Allah'ın emrine göre) kesti..." 
Bu sözleriyle Hz. Ali (a.s.)'ı durmadan methediyordu. İmam Hasan ve İmam Hüseyin (a.s.) onun bu sözlerini duyunca ona doğru giderek onu karşıladılar. Daha sonra Hz. Ali (a.s.)'ın yanına gelerek, "Eli kesilmiş olan zenci birisinin yolda seni methettiğini gördük" dediler. Hz. Ali (a.s.) eli kesilmiş olan zenciyi getirdiklerinde ona hitaben, "Elini kesmiş olduğum halde beni mi methediyorsun?" diye buyurdu. 
Zenci adam cevaben şöyle dedi: "Ya Emire'l-Mü'minin! Sen beni günahtan arındırdın; şüphesiz senin sevgin benim et ve kemiğime işlemiştir; eğer sen beni doğram doğram etsen de senin sevgin benim kalbimden çıkmaz." Hz. Ali (a.s.) onun hakkında dua etti, sonra kesilen parmaklarını kendi yerine bıraktı; derken parmakları eskisi gibi düzelip sağ-salim oldu." (Bihar, c. 41, s. 202). 
Esbeğ b. Nebate şöyle diyor: Bir gün Emirü'l-Mü'minin Hz. Ali (a.s.) Kûfe'den çıkıp Ğariyyeyn'e (Kûfe'nin dışında iki kutsal mekana) geldi ve oradan geçtiğinde biz ona ulaştık. Onun, altında bir şey olmaksızın sırt üstü toprak üzerinde uzanmış olduğunu gördük. 
Kanber, Hz. Ali (a.s.)'ın toprak üzerinde yatmış olduğunu görünce şöyle dedi: "Ya Emire'l-Mü'minin! Abamı altınıza sermeme müsaade eder misiniz?" Hz. Ali (a.s.), "Hayır! Burası mü'minlerin mekanıdır ve bu iş onların meclislerinde rahatsızlıklarına sebep olmaktır" buyurdu. Arz ettim ki: "Ey Emire'l-Mü'minin! Mü'minlerin mekanının ne olduğunu biliyoruz ama onların meclislerinde rahatsızlıklarına sebep olmaktadır ne demektir!" 
Hz. Ali (a.s) cevaben şöyle buyurdu: "Ey İbn-i Nebate! Perde gözlerinin önünden kalkmış olursa, mü'minlerin ruhlarının burada halkalar halinde birbirlerini ziyaret etmelerini ve birbirleriyle konuşmalarını görmüş olursun. İşte burası mü'minlerim ruhlarının bulunduğu yerdir." (Bihar, c.6, s.242. Bazı hadislerde mü'minlerin ruhlarının "Vadiy'us-Selam"da toplandıkları nakledilmiştir).  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100