Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
 Yağmurlu bir gece İmam Sâdık (a.s.) gecenin karanlığından istifade ederek tek başına evden dışarı çıkıp Zille-i Ben-i Saide tarafına yola koyuldu. (Zille-i Ben-i Saide, halkın sıcak günlerde, sıcaktan korunması için altında toplandıkları bir gölgelik, geceleri ise fakir ve garip kimselerin orada istirahat etmeleri için uygun bir yer idi).
Mualla b. Huneys, İmam (a.s.)’ı bu karanlık gecede yalnız bırakmamak için az bir mesafeyle sessizce arkasına takıldı.
Aniden İmam (a.s.)’ın omzundan bir şeyin yere düştüğünü hissetti. O anda İmam’ın yavaş bir sesle; “Allah’ım! Bunu bana geri çevir” dediğini duydu.
Mualla bu durumu görünce yakına gidip selam verdi. İmam (a.s.) Mualla’nın sesinden onu tanıyıp şöyle buyurdu: “Mualla sen misin?”
Mualla, “Evet, ben Mualla’yım” dedi.
Mualla İmam (a.s.)’ın cevabını verdikten sonra, yere düşen şeyin ne olduğuna dikkat ederken bir miktar ekmeğin yere düşmüş olduğunu gördü.
İmam (a.s.); “Mualla! Bunları yerden topla bana ver” buyurdu.
Mualla da ekmekleri yerden toplayıp İmam’a verdi. Mualla diyor ki: “İmam’ın omzundaki dağarcık çok büyüktü, bir insan onu ancak zorlanarak taşıyabilirdi.”
Mualla, İmam (a.s.)’a, “Müsaade edin bu dağarcığı ben omzuma alayım” dedi. İmam (a.s.), “Ben bu iş için senden daha layığım” buyurdular.
İmam (a.s.) ekmekle dolu olan dağarcığı omzuna alınca birlikte Zille-i Ben-i Saide tarafına doğru hareket ettiler. Orası yoksul ve çaresizlerin, evi ve barkı olmayanların dinlenmek için toplandığı bir yer idi.
Herkes uykuya dalmıştı; bir kişi bile uyanık değildi. İmam (a.s.) ekmekleri bir ve ikişer olarak onların elbiselerinin altına bırakıyordu; öyle ki ekmek verilmemiş hiç kimse baki kalmadı. İmam (a.s.) sonra dönmeye azmetti.
Mualla, İmam (a.s.)’a, “Efendim, gecenin karanlığında kendilerine ekmek getirdiğin bu kimseler, sizin imametinizi kabul ediyorlar mı?” diye sordu.
İmam (a.s.) cevaben, “Hayır! Bunlar benim imametime inanmıyorlar; eğer imamete itikatları olsaydı (onlara) tuz da getirirdim!” buyurdular. (Biharu’l-Envar, c.47, s.20). 
Zeyd bin Usame şöyle naklediyor:
Bir gün İmam Sâdık (a.s.)’ın ziyaretine müşerref oldum. İmam (a.s.) bana, “Kaç yaşındasın?” diye sordular. “Yaşım bu kadardır” dedim. İmam (a.s.), “İbadetlerini tazele ve geçmiş günahlarına tevbe et” buyurdu.
İmam (a.s.)’ın bu sözü beni çok etkiledi, ağlamaya başladım.
İmam (a.s.), “Niçin ağlıyorsun?” buyurdu.
Ben, “Kendi buyruğunuzla ölümümden haber verdiniz” dedim.
İmam (a.s.), “Ey Zeyd! Müjde olsun sana. Çünkü sen bizim taraftarlarımızdansın ve yerin cennettir” buyurdular. (Biharu’l-Envar, c.47, s.77). 
Anahtar Kelimeler:
ehl i beyt günlüğü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100