Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
 Suveyd b. Ğafle şöyle diyor: 
Emir'ul–Müminin Hz. Ali (a.s)'ın hilafeti için halktan biat alındıktan sonra, bir gün O'nun huzuruna vardım. Huzuruna vardığımda O'nun küçük bir hasır üzerinde oturmuş olduğunu gördüm. O'nun oturduğu odada o hasırdan başka bir şey yoktu. 
Bu durumu görünce şöyle dedim: "Ya Emir'el–Muminin! Beyt'ul–Mal sizin yetkinizde olduğu halde, odanızda hasırdan başka ihtiyaç duyulan diğer bir şey görmüyorum!" 
Emir'ul–Müminin Ali (a.s) cevaben buyurdular ki: "Ey Ğafle! Akıllı bir kimse, kendisinden başka bir yere göçüp gideceği bir evde ev eşyası toplamaz. Bizim, varacağımız huzurlu ve emniyetli bir ev önümüzde vardır; en iyi eşyalarımızı oraya gönderiyoruz. Biz yakında oraya göç edeceğiz." (Bihar, c.70, s.321). 
Kadı Şureyh şöyle diyor: 
Seksen dinara bir ev alarak kendi adıma yazdırdım ve buna dair şahitler tuttum. Bunun haberi Emir'ul–Müminin Ali (a.s)'a ulaşınca beni çağırtarak şöyle buyurdu: "Ey Şureyh! Seksen dinara bir ev almış ve bir mektup yazarak da buna dair tanıklar mı tutmuşsun?!" 
Ben, "Evet, doğrudur" dedim. 
Hz. Ali (a.s), bana sert bir şekilde bakarak şöyle buyurdular: "Ey Şureyh! Allah'tan kork. Yakın bir zamanda Azrail sana doğru gelecektir, ne yazına (senedine) bakacak ve ne de şahitlerinden soru soracak ama seni o evden çıkarıp kabrine teslim edecektir. Ey Şureyh! Çok iyi düşün! Sakın bu evi başkasının malıyla almayasın ve onun değerini helal olmayan maldan vermiş olmayasın! Bu durumda dünya ve ahirette zarara uğrayanlardan olursun." 
Daha sonra şöyle buyurdular: "Ey Şureyh! Bil ki, eğer evi aldığında benim yanıma gelmiş olsaydın, senin için bu senede öyle bir yazı yazardım ki, bu evi bir dirheme ve bir dirhemden daha aza bile almaya rağbet etmezdin. Ben şöyle bir senet yazardım: Bu ev, zelil bir kulun, ahiret yurduna göçmeye hazır olan ölü bir şahıstan aldığı bir evdir; öyle bir ev ki, aldatıcı evlerdendir; fani ve helak olacakların toprağındandır. Bu evin dört sınırı vardır: Birinci sınır, âfet ve belalara ulaşır; ikinci sınır, musibet ve ölümlere yetişir; üçüncü sınır, helak edici heva ve heveslere dayanır; dördüncü sınır ise, aldatıcı şeytana varır; işte bu ev, dördüncü sınıra açılmaktadır. Bu evi, arzularla aldanmış bir şahıs, kanaat izzetinden çıkarak dünyaya tapma zilletine düşmek değeriyle, kısa bir süreden sonra ölecek bir kimseden almıştır..." (Bihar, c. 33, s. 458; c. 41, s. 155; c. 77, s. 297).   
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100