Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Bir gün Abbasi halifesi olan Mensur, bir kimseyi İmam Ca’fer Sâdık (a.s)’ı çağırmak için gönderdi. İmam (a.s) onun yanına geldiğinde, Mensur İmam (a.s)’ı, kendi yanında O’nun için serilen halının üzerinde oturttu.
Daha sonra birkaç defa, “Muhammed ve Mehdi’yi yanıma getiriniz” diye seslendi. “Şimdi gelirler” diye cevap verdiler.
Mehdi geldiğinde Mensur, İmam (a.s)’a dönerek şöyle dedi: “Ya Eba Abdullah! Sıla-i rahim hakkında naklettiğin hadisi, oğlum Mehdi’nin de duyması için tekrar söyleyiniz.”
İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Evet! Babam babasından, o da dedesinden, o da Ali (a.s)’dan, o da Resûlullah (s.a.a)’den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Ömründen üç yıl kalan kimse, sıla-i rahim (akrabalara iyilik) ettiğinde, Allah-u Teala onu otuz yıla dönüştürür. Ömründen otuz yıl kalan kimse de sıla-i rahimi (akrabalarla ilişkiyi) kestiğinde, Allah-u Teâlâ, sıla-i rahimi kestiğinden dolayı otuz yıl kalan ömrünü üç yıla dönüştürür.”
İmam (a.s) daha sonra şu ayeti okudu: “Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır. Bütün kitapların aslı O’nun yanındadır.”
Mensur, “Bu hadis güzeldir ama maksadım bu hadis değildi” dedi.
İmam (a.s), “Evet! Babam babasından, o da dedesinden, o da Ali (a.s)’dan ve o da Resûlullah (s.a.a)’den şöyle buyurduğunu nakletti: Sıla-i rahim, evleri onarır; iyi adam olmasalar dahi ömürleri çoğaltır.”
Mensur, “Ya Eba Abdullah! Bu da iyidir ama benim istediğim bu hadis değildir” dedi.
İmam (a.s), “Sıla-i rahim, hesabı kolaylaştırır; (insanı) kötü ölümden korur” buyurdu.
Mensur, “Evet! Bu hadisi istiyordum” dedi. (Bihar, c.47, s.163; c.74, s.93).
İbrahim b. Mahzem şöyle diyor:
Ben İmam Sâdık (a.s)’ın huzurunda idim. Geceleyin Medine’deki evime döndüm. Annem de benimle birlikte idi. Benimle annem arasında bazı sözler oldu ve ben anneme karşı kabalık yaptım. O gecenin sabahı, sabah namazından sonra İmam Sâdık (a.s)’ın yanına gittim. Huzuruna varır varmaz, ben henüz bir söz söylemeden İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Ey İbn-i Mahzem! Neden dün gece annenle konuşurken ona karşı sert davrandın. Bilmiyor musun ki, onun karnı senin iskân ettiğin bir evdi; eteği dinlendiğin bir beşikti, göğsü süt içtiğin bir kaptı. O halde ona karşı sert davranma!” (Bihar, c.47, s.349).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100