Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmam Sâdık (a.s), evinin masraf sorumlusu olan Mu’teb’e şöyle buyurdular: “Mu’teb! Cinsler (yiyecek gıdaları) pahalanıyor, bu yıl evde buğday var mıdır?”
Mu’teb; “Ey Resûlullah’ın torunu! Birkaç aya yetecek kadar buğday zahire etmişiz” dedi.
İmam (a.s); “Onları pazara götür, halkın ihtiyarına bırak ve sat!” buyurdu.
Mu’teb; “Şehirde buğday az bulunuyor, bunları satacak olursak artık buğday almak bizim için kolay olmayacaktır” dedi.
İmam (a.s); “Sen benim dediğimi yap, buğdayın hepsini, halkın ihtiyarına bırak ve sat!”
Mu’teb; İmam (a.s)’ın emri doğrultusunda var olan buğdayı götürüp çarşıda sattı ve neticeyi İmam’a iletti.
İmam (a.s) ona tekitle şöyle buyurdular: “Artık bundan sonra, benim ekmeğimi, her gün için çarşıdan al; benim evimin ekmeği, halkın büyük kitlesinin yediği ekmekle bir farkı olmamalıdır. Benim evimin ekmeği bundan sonra yarısı buğday yarısı da arpadan olmalıdır. Benim, elhamdülillah yılın sonuna kadar evimi buğday ekmeği ile idare etmeğe gücüm vardır ama Allah’ın huzurunda ilahî iktisada ve yaşantıdaki muhasebeye riayet etmiş olmak için bu işi yapmıyorum!” (Biharu’l-Envar, c.47, s.59).
İmam Sâdık (a.s)’ın muhlis ve samimi talebelerinden olan Ebu Besir, İmam (a.s)’la hac merasimine katıldı. İmam (a.s) ile birlikte Ka’be’yi tavaf ederken İmam’a şöyle dedi: “Canım sana feda olsun, acaba Allah Teala hac merasimine katılan bu kadar toplumun hepsini affediyor mu?”
İmam (a.s), “Ey Ebu Besir! Gördüğün bu toplumdan çoğu insanlar, maymun ve domuzdur!” buyurdu.
Ebu Besir, “Onları bana gösterir misiniz?” dedi.
İmam (a.s) elini onun gözlerine çekti, birtakım kelimeler söyledi. Aniden o insanlardan çoğunu maymun ve domuz görerek vahşete kapıldı! İmam (a.s) daha sonra yine elini onun gözlerine çekti. Derken onları zahirde oldukları şekliyle gördü. Daha sonra İmam (a.s) Ebu Besir’e şöyle buyurdular: “Üzülme! Siz cennette hoşnut olacaksınız, cehennemin tabakaları sizin yeriniz değildir. Allah’a and olsun ki, hakiki Ehl-i Beyt dostları üç, iki, hatta bir kişi bile cehennem ateşinde olmayacaktır.” (Biharu’l-Envar, c.47, s.79 ve c.68, s.118). 
Bir gün bir genç İmam Sâdık (a.s)’ın huzuruna gelip; “Sermayem yoktur” dedi.
İmam (a.s); “Doğru ve dürüst ol! Allah Teâlâ rızkı ulaştırır” buyurdular.
Genç İmam’ın yanından ayrılıp dışarı çıktığında yol üzerinde kemere bağlanan bir kese buldu. İçerisinde yedi yüz dinar vardı. Kendi kendine şöyle dedi: “İmam’ın tavsiyesiyle amel etmem gerekir, halka bir kese bulduğumu ilan etmeliyim.”
Böyle bir kararı aldıktan sonra yüksek bir sesle şöyle dedi: “Kim bir kese kaybetmişse, gelip nişanesini söyleyerek onu alsın!”
Bir adam gelip o kesenin nişanelerini söyledi ve o keseyi ondan aldı. Kese sahibi kendi isteği ile yetmiş dinarı ona verdi. Genç, İmam (a.s)’ın huzuruna dönüp macerayı ona anlattı. İmam (a.s) cevaben şöyle buyurdular: “Bu helal olan yetmiş dinar, haram olan o yediyiz dinardan daha iyidir; Allah Teâlâ onu sana yetiştirmiştir.”
Adam o parayla ticaret yaparak durumunu düzeltti, çok zengin oldu. (Biharu’l-Envar, c.47, s.117).
Anahtar Kelimeler:
ehl i beyt günlüğü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100