Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü

İmam Hasan Askeri (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir:
Bir gün bir kadın, Hz. Fâtıma (a.s)’ın huzuruna varıp şöyle dedi: “Güçsüz bir annem vardır, namazında zor bir meseleyle karşılaştı ve o meseleyi sana sormam için beni huzurunuza gönderdi.”
Hz. Fâtıma (a.s) o meselenin cevabını verdi. O kadın, ikinci kez başka bir mesele sordu. Hz. Fâtıma yine cevabını verdi. Daha sonra üçüncü bir mesele sordu, böylece sorduğu soruların sayısı onu buldu. Hz. Fâtıma da hepsine cevap verdi. Sonra o kadın sorunun çokluğundan dolayı utanınca da kendisine şöyle dedi: “Karşılaştığın her soruyu utanmadan gel sor, ben senin sorularından yorulmam. Eğer bir kimse ağır bir yükü dama çıkarmak için ecir olur ve karşılığında yüz bin dinar alırsa, acaba o iş ona ağır gelir mi?”
Kadın, “Hayır, ağır gelmez ve o işten yorulmaz” dedi.
Hz. Fâtıma sonra şöyle buyurdular: “Her meselenin cevabına karşılık bana verilen sevap, arası incilerle dolu olan yer ile göklerken daha fazladır. Öyleyse meselelere cevap vermekten hiç yorulur muyum?”
Babamdan şöyle buyurduğunu duydum: ‘Ümmetimden âlim olanlar, kıyamet günü haşrolduklarında onlara, çaba, ilim ve halkı hidayet ettikleri miktarınca sevap ve mükâfat verilir hatta onlardan birine nurdan bir milyon süslü elbiseler verilir. Sonra Rabbimizin münadisi, ey İmamlarından ayrı kaldıkları vakit Âl-i Muhammed yetimlerini düşünenler, onların sorumluluğunu üstlenenler! İşte bunlar sizin öğrencileriniz ve ilminiz sayesinde dinlerini koruyan ve hidayeti bulan yetimlerdir. Dünyada ilminizden yararlandıkları miktarca onlara hediye verin, diye nida eder.
Bunun üzerine ümmetin âlimleri, yetimlerine (takipçilerine) hediye verirler. Hatta onlardan bazılarına yüz bin hediye verecekler. Daha sonra o yetimler de kendi öğrencilerine hediye verecekler. Hediyeler taksim edildikten sonra Allah Teâlâ, yetimleri düşünen âlimlerin hediyelerini bir kat daha artırın, buyuracak. Sonra da, iki kat daha artırın, onların takipçilerine de aynı şekilde artırın, diye buyurur.’
Ey Allah’ın cariyesi, bu hediyelerden bir iplik, güneşin kendisine doğduğu her şeyden bir milyon kez daha üstündür. Çünkü dünyada üstün sayılan şey, gam ve kederle karışmıştır. Ama ahiret nimetlerinin hiçbir noksanı ve lekesi yoktur.” (Biharu’l-Envar, c.2, s.3).
İmam Hasan Askerî (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir:
Bir inatçı düşman, diğeri ise mü’min olan iki kadın, bir dinî meselede ihtilaf edince, ihtilafın çözümü için Hz. Fâtıma (a.s)’ın huzuruna yelip meseleyi ona anlattılar. Hak, mü’min kadınla olduğu için Hz. Fâtıma (a.s) delil ve burhan ile de onu teyid etti ve böylece inatçı düşman kadın yenilgiye uğradı. Mü’min kadın buna çok sevindi. Hz. Fâtıma (a.s) şöyle buyurdu: “Allah’ın melekleri, bu galibiyetten dolayı senden daha çok sevindiler. Şeytanın (ve takipçilerinin) üzüntüsü de düşman olan kadının üzüntüsünden daha çok oldu.”
İmam Hasan Askeri (a.s) daha sonra şöyle buyurdu:
“İşte bundan dolayı Allah-u Teâlâ meleklerine şöyle buyurdu: Fâtıma’nın bu hizmeti karşılığında ona cennet ve nimetlerini, önce verilenden bir milyon kat daha artırın ve bu işi, ilmiyle, mü’min bir kimseyi düşmana galip kıldıran her âlim (ve bilgin) hakkında da yapın; onun da sevabını bir milyon kat artırın.” (Biharu’l-Envar, c.2, s.8).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100