22 Ekim 2013 Salı 00:02
1350 Okunma
‘Ehl-i Beyt’e doğru gel!’
Ebu Bâsir diyor:
"Mescidde İmam Bâkır (a.s.) ile birlikte idim. Bu sırada Ömer b. Abdülaziz kölelerine dayalı bir halde içeri girdi. Hazret buyurdu:
Bu genç saltanata yetişecek, dört yıl yaşadıktan sonra ölecek. Hakkı olmadığı bir makamda oturduğu için yer ehli ona ağlayacak, gök ehli ise ona lanet edecektir." (İsbâtu'l-Hudât, c. 5, s. 292).
* * *
Hamza Tayyar diyor ki:
"İmam Bâkır’ın hizmetine varmak için izin istedim, başkalarına izin verdiler ama bana vermediler. Kederli bir halde evime döndüm ve kendimi evdeki tahtın üzerine attım. Artık uykum kaçtı ve düşünmeye başladım. 
‘Hangi gruba katılayım?’ diye düşünmeye başladım. Falan akideye sahip olan Mürcie fırkasına mı? Filan itikada sahip olan Kaderiyye’ye mi? Harevriye fırkasına mı? Zeydiyye’ye mi? Bunların inançları hem bozuk hem de tezatlarla doludur.’
Ben bunları düşünürken müezzinin ezan sesi yükselmeye başladı. Bu esnada kapının çalındığını duydum. 
‘Kimdir?’ diye seslenince, ‘İmam Bâkır’ın (a.s.) hizmetçisiyim’ dedi. Dışarı çıkınca, ‘Mevlâ’na icabet et’ dedi.
Bunun üzerine elbisemi giyip gittim. Hazretin huzuruna vardığımda şöyle buyurdular: ‘Ey İbn-i Muhammed! Ne Mürcie’ye katıl, ne Zeydiyye’ye, ne Kaderiye’ye, ne de Harevriye’ye; bize doğru gel. Sana giriş izni vermem bunlardan dolayı idi.’
Sonra İmam’ın sözünü kabul ederek onun imametine itikad ettim." (Keşfu'l-Gumme, c. 2, s. 139).
* * *
Câbir b. Cûfî, İmam Bâkır’dan (a.s.) sordu:
"Emirü’l-Mü'minin Ali savaş esirlerinden olan Hûle ile nasıl evlendi? Hâlbuki o, Ebu Bekir’in esir etmiş olduğu Müslüman kadınlardandı?"
İmam (a.s.) şöyle buyurdu: "Câbir b. Abdullah Ensârî’nin evine git ve de ki: Muhammed b. Ali seni istiyor."
Câbir Cûfî diyor ki: "Gidip onun kapısını çaldığımda içeriden, ‘Ey Câbir b. Yezid’ diye seslendi. Kendi kendime, ‘Benim Câbir olduğumu nereden biliyor, oysa Ehl-i Beyt imamlarından başka kimse gaybı bilemez. And olsun ki, dışarı çıktığında bunu ondan soracağım’ dedim.
Dışarı çıktığında, ‘Benim Câbir b. Yezid olduğumu nereden bildin? Hâlbuki sen içerideydin ve ben kapının eşiğinde idim’ diye sordum.
Cevaben şöyle dedi: Dün akşam mevlâm İmam Bâkır (a.s.) senin Hanefiyye hakkında soru soracağını haber vermişti. Ve, ‘Onu inşaallah yarın sabah sana göndereceğim ve seni de isteyeceğim’ buyurmuşlardı."
(İsbâtu'l-Hudât, c. 5, s. 296).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100