Bu haber kez okundu.

Ehl-i Kitap hakkındaki ayetler
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden
Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler

"De ki ; ey Ehl?i Kitap, siz Tevrat ve İncil'i ve size Rabb'inizden indirileni tutup (hükmünce) amel etmedikçe hiçbir şey üzere değilsiniz. Celalim hakkı için sana Rabb'inden indirilen bu Kur'an onlardan bir çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracak. Artık sen o kafirler güruhu için tasalanma".

"Ey Kitap Ehli! Allah'ın ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz? Oysa Allah ne yaptığınızı görüyor. De ki; ey Ehl?i Kitap, niçin iman edenleri Allah yolundan çeviriyorsunuz? Görüp durduğunuz halde niçin onun çarpıklığını istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gafil değil".

"Ey İman edenler! Eğer kendilerine daha önce kitap verilenlerden bir zümreye uyarsanız, onlar sizi imanınızdan çevirip yeniden kafir yaparlar".

"Bakmaz mısın, şu kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanlara? Kendileri sapıklığı satın alıyorlar da istiyorlar ki siz de yolu sapıtasınız. Düşmanlarınızı Allah daha iyi bilir. Veli olarak Allah yet~|~er, yardımcı olarak da Allah yeter".

"Yahudi ve Hıristiyan olanlardan başkası cennete giremeyecektir dediler. Bu onların kuruntularıdır. 'Eğer doğru isseniz delillerinizi getirin' de".

"Yahudiler 'Üzeyr Allah'ın oğlu' dediler. Hıristiyanlar da 'Mesih Allah'ın oğlu' dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri sözleri ki önceden küfredenlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah kahretsin nereden saptırıyorlar? Hahamları ve rahipleri Allah'tan başka rabler edindiler. Meryem oğlu Mesih'i de. Halbuki hepsi de ancak bir ilaha ibadetle emrolunmuşlardı ki başka ilah yok. Ancak O, onların koştukları ortaklardan yüce ve münezzehtir".

"Ne Ehl?i Kitaptan olan kafirler, ne de müşrikler size Rabb'inizden hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Ama Allah rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah büyüktür, ihsan sahibidir".

"Ehl?i Kitaptan bir çokları sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Kendilerine hak zâhir olduktan sonra bunu içlerindeki hasetten dolayı yaparlar. Allah'ın emri gelinceye kadar onları affedip bağışlayıverin. Şüphesiz ki Allah her şeye hakkıyla kâdirdir"133

"Ey Ehl?i Kitap! Bilip dururken niçin hakkı bâtılla karıştırıyor ve hakkı gizliyorsunuz?".

"De ki, ey Ehl?i Kitap! Niçin Allah'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz? Halbuki Allah sizin yaptıklarınızı görüp duruyor".

"De ki, ey Ehl?i Kitap! Siz Allah'a (inanmamızdan) ve bize indirilen (kitab)a ve bizden önce indirilmiş olana iman ettik diye bizden hoşlanmıyorsunuz. Sizin çoğunuz imandan çıkmış fasıklarsınız".

"Ey Ehl?i Kitap! Dininizde taşkınlık yapmayın. Allah'a karşı haktan başkasını söylemeyin. Sadece hakkı söyleyin. Mesih İsa Meryem oğlu sadece Allah'ın peygamberi, Meryem'e bıraktığı bir kelimesi ve Allah'tan bir ruhtur. Artık Allah'a ve peygamberine iman edin de "Allah üçtür" demeyin. Sizin için hayırlı olmak üzere (bu iddiadan) vazgeçin. Allah ancak tek bir ilahtır. Çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Vekil olarak da Allah kâfidir".

"Bütün dinlere üstün kılmak üzere Resulünü hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Buna şahit olarak Allah yeter".

"Meryem oğlu Mesih Allah'tır diyenler andolsun ki kafir oldular. Halbuki Mesih "Ey İsrailoğulları" demişti, "Yalnız Allah'a ibadet edin. O benim de Rabbim sizin de Rabb'inizdir. Allah'a ortak koşan kimseye muhakkak ki Allah cenneti haram etmiştir. Onun varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı da yoktur".

"Meryem oğlu Mesih ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti".

"Ey Kitap Ehli! Size Resulümüz geldi ki kitaptan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklar, bir çoğunu da yüzünüze vurmaz. Gerçekten size bir nur ve hakkı apaçık bildiren bir kitap gelmiştir".

"Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz Resulümüzün üzerine düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir".

"De ki Allah'a ve peygamberine itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz muhakkak ki Allah kafirleri sevmez".

"Her kim İslam'dan başka din ararsa o din ondan kabul olunmaz. Ahirette ise o hüsrana uğrayanlardandır".

"Şüphesiz ki Allah katında din ancak İslam'dır. Kendilerine kitap verilmiş olan Yahudi ve Hıristiyanlar ise onlara ilim ulaşmış olduğu halde sırf aralarındaki kıskançlıktan ve başa geçme hırsından dolayı anlaşmazlığa düştüler. Her kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse şüphesiz Allah onların hesabını çabuk görür".

"Allah peygamberlerden şöyle söz almıştı, "Bakın, size kitap ve hikmet verdim, sonra yanınızda bulunan (kitaplar)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona mutlaka yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti. "Kabul ettik!" dediler. "O halde şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" dedi. Artık kim bundan sonra dönerse onlar fâsıklardır".

Ehl?i Kitabın mevcut dinlerinde kalmakta ısrar ettikleri taktirde kurtuluşa ermelerinin mümkün olamayacağı pek çok ayet ile sabit iken, peygamber gelmeden evvelki tevhid ehli ve varsa Ehl?i Kitabın hâlini beyan eden ayetler saptırılarak bugünkü Ehl?i Kitaba hükümmüş gibi gösterilmek istenmektedir.

Buna misal olarak Bakara Suresi 62. ayetini tefsiriyle beraber sunacağız. Ayet:

"İman edenler, Yahudiler, Hıristiyanlar ve sabiilerden kim Allah'a ve ahiret gününe iman ederse ve sâlih amel işlerse elbette onlar için Rab'leri katında mükafatlar vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir".

Bu ayet delil gösterilerek son peygamberin ve en son ve en kâmil din olan İslam'ın gelişinden sonra, İslam'a girmeyip, kendi dinlerinde kalmayı tercih eden Yahudi ve Hıristiyanların da cennetlik olduğu iddia edilmektedir. Ancak bu büyük bir saptırmadır. Zira, bu ayet?i kerimenin nüzul sebebi Resulullah'ı bekleyen ve fakat geldiğini bilmeyen, Hıristiyanlık kuralları üzerine ibadet eden samimi dindarların iman ehli olduğuna delildir. Ayetin nüzul sebebi ise şöyledir:

"Hz. Selman?i Farisî dini konuda daima arayış içinde olan biridir. İslamiyet'e girmeden evvel, Hıristiyan olup bu dinin mensuplarıyla birlikte bulunmuştur. Bu esnada Resulullah'ın geleceğini Hıristiyanlık kurallarına göre beklemekteydi. Bir gün Hz. Selman çobanlık yaparken arkadaşlarından Medine'de bir peygamberin olduğunu yani Resulullah'ın varlığını haber aldı. Bunun üzerine Hz. Selman Medine'ye giderek Resulullah'ı gördü. Efendimiz onu görünce niçin geldiğini anladı. Elbisesini aşağıya sarkıttı. Ve nübüvvet mührünü ortaya çıkardı. Bunun üzerine Selman Resulullah (sav) ile konuştu.

Sonra bir koyun aldı, pişirdi. Biraz ekmekle Resulullah'a getirdi. Peygamber "Bu ne?" diye sordu. Selman "sadaka" deyince Peygamberimiz "Benim buna ihtiyacım yoktur, götür Müslümanlar yesin" buyurdu. Sonra Selman et ve ekmek alıp Resulullah'a getirdi. Efendimiz yine sordu "Bu nedir?" o da "hediye" deyince Selman'a "otur, beraber yiyelim" dedi ve yediler.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100