01 Haziran 2004 Salı 00:00
282 Okunma
Ekmekten tuza her şeyde var
Bugün ekmekten tuza, bisküviden dondurmaya kadar tükettiğimiz hemen hemen tüm ürünlere katkı maddesi katılıyor. Halk arasında yanlış bilinen 'E' kodları güvenliği simgelerken, asıl tehlikeyi ruhsatsız üretim yapan 'merdivenaltı işletmeleri' oluşturuyor. Çünkü, Türkiye'de 26 bin gıda üreticisinden 20 bini ruhsatsız ve sağlıklı olmayan koşullarda hizmet veriyor. Ancak katkı maddelerinin kullanımlarına karar verecek olan ve tüm dünyada faaliyet gösteren bilimsel gıda komiteleri Türkiye'de hala kurulmadı.

Görünmeyen zehir

'Tek başına gıda olarak tüketilmeyen, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan, gıda maddesinin koku, tat, görünüş, yapı ve raf ömrünü korumak için düzenlenen madde' olarak gıda literatürüne geçen katkı maddeleri 'görünmeyen zehir' olarak da nitelendiriyor. Artık gıda sektörünün önemli bir parçasını oluşturan katkı maddeleri, insan sağlığı için büyük risk oluşturuyor. Katkı maddelerinin en çok yol açtığı hastalıkların başında da kanser ve organ hasarları geliyor. B~|~una karşın Türkiye'de katkı maddelerini denetleyecek herhangi bir komite veya kurul bulunmuyor. Dünya Gıda Örgütü, gıda katkı maddelerinin hangi ürüne ne kadar katılacağını ve risklerini açıkça gözönüne seren kararlar alırken, Türkiye'de uygulamada tıkanıklık yaşanıyor.

Yarım kilo tuzu bir kerede yerseniz ölürsünüz

Dünya Toksiloji Birliği eski Başkanı ve Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Esat Karakaya, gıda katkı maddelerinin kullanımının günümüz insanları için çok önemli olduğunu, ancak bu maddelerin kullanım dozunun çok iyi ayarlanması gerektiğini söyledi. Karakaya, katkı maddelerinin insanların hayatlarını kolaylaştırdığını, ancak bunun tamamen sağlımıza zararsız olduğu anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Bu maddeler, günlük kullanım miktarı üzerinde, rastgele ve kullanılmayacak yerde kullanılırsa insan sağlığına zarar verir" uyarısında bulundu. Tüm kimyasal maddelerin alınan miktara bağlı olarak zarar verdiğini anlatan Karakaya, "Mesela yarım kilo tuzu bir kerede yerseniz ölürsünüz. Bugün kullandığımız dozu üç katına çıkartırsanız hipertansiyon riskini artırırsınız" diye konuştu.

Kanser riski çok yüksek

Katkı maddelerinin birer kimyasal madde olduğunu hatırlatan Karakaya, katkı maddelerinin kullanım oranları ile birer denge çubuğunda yaşadığımızı söyledi. Karakaya, tüm kimyasal maddeler gibi katkı maddelerinin de doğru kullanılmadıkları takdire insan sağlığını tehdit ettiğini ifade ederek, "Katkı maddelerinden kaynaklanan olası hastalıklar içinde binlerce hastalık sayılabilir. İnsanlar sigarının kanser yaptığını bilir ama tüm sigara içenler kanser olmaz. Ancak akciğer kanseri olanların yüzde 90'ı sigara kullananlardır. Yani katkı maddeleri de sigara gibi bir risktir. Lüzumsuz kimyasal maddelerden uzak durmak gerekir, aksi takdire kanser ve organ hasarları riski artar" şeklinde konuştu.

Merdivenaltı üretim sağlığı tehdit ediyor

Karakaya, insan sağlığı için bu kadar hassas olan bir konunun emniyetinin bilim ve yasalar çerçevesinde alındığını, ancak ruhsatsız üretim yapan işyerlerinin bu güvenliği sağlayamadığını belirterek, "Gıdalar ile ilgili aksayan noktaların başında başta ruhsatsız üretim yapan işyerleri geliyor. Bunların nasıl üretim yaptığını ve gıdalara neler kattığını bilemiyoruz. Öte yandan Türk Gıda Kodeksi yönetmeliğimiz dünya ile uyumlu olmasına rağmen, pratikte uygulama yapılmıyor. Örneğin unun beyazlatılması için benzoltoksin ve potasyum gromat maddeleri tüm dünyada yasak olmasına rağmen bizde iki yıl önceye kadar izin verilmiş ve fırıncılar tarafından kullanılıyor" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100