20 Mayıs 2001 Pazar 00:00
459 Okunma
Ekonomik sıkıntılara en uygun çözüm: Soya-II
Halil İbrahin Tütüncüoğlu

Pahalılığa ve İşsİzliğe soyayla son

Soyanın açlık sorununu ekmeğe katılım yöntemi ile kökten çözmesinin yanında süt ürünlerini de 8 misli ucuza mal etmesi söz konusu. Bunun anlamı yıllık 8 milyar dolar olan (aslında 16 milyar dolar olması gereken) süt ve ürünleri tüketiminin 1milyar dolara çekilmesi demek. Soya sütünden elde edilen ürünler ülkemizde pek tanınmazken, bütün dünyada yaygın bir kullanım alanı buluyor. 1?1,5 milyar TL. değerindeki iyi cins bir süt ineğinden günlük süt alımı sadece 30 litre. Sürekli ve ihtimamlı bakım, kaliteli yem, veteriner, ahır isteyen, bunun yanısıra hastalık riski bulunan ineklere alternatif olan soya sütü makineleri ise ? Fiyatı 33?50 milyar TL olan 33 ineğin üretebileceği? günde 1 tona (1000 lt) eşdeğer soya sütü üretebilirken ithal fiyatı sadece 7 milyar TL. Kendi buluşum olan makinalarla ise ben bunu 150 milyon TL'ye kadar da maledebiliyorum. Bu makinaların özellikle işsizlik olan ve büyükbaş hayvancılığın göç ned~|~eniyle yok olduğu Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz gibi yörelerdeki halka organize bir şekilde dağıtılması ekonomik sorunlara, göçe ve diğer sosyal yaraların çözümüne de yardımcı olacağı kesin. 1 kg. soya ile 10 litre suyun oluşturduğu soya sütü, süttozu, yoğurt, dondurma, peynir, margarin vb. ürünleri 8'de 1 fiyata aynı tad, görüntü ve besin değerinde imal edilebiliyor. İnek ve soya sütünün kıyası şöyle: Su inek sütünde yüzde 87.4, soya sütünde yüzde 90 oranında, protein inek sütünde 3.4, soya sütünde 3.5 oranında, yağ inek sütünde 3.7, soya sütünde 2.8, karbonhidrat ise inek sütünde 4.8, soya sütünde 3.1 oranında bulunuyor.

SOYA İLE ÜLKECE ZENGİNLİĞE GEÇİŞ

Soyanın Türkiye'deki en yaygın kullanımı yem sanayiinde ve soya küspesi olarak tavukçulukta. Soya küspesi kullanımı Türkiye'de tavuk üretimini adeta patlattı. Yeterli ekim yapamayan ülkemiz soyayı ithal ederken, bu ürünün Türkiye'de gümrük vergisi sıfır olan bir kaç üründen biri olması ithalatını kolaylaştırıyor. Ülkemizdeki 351 yem fabrikasında karma yem üretimi için yılda 650 bin ton soyaya ihtiyaç var. Devletin organize bir şekilde bunu ektirmesi onbinlerce kişiye iş imkanı açacak ve yılda İTHALATA AYIRDIĞIMIZ 1 milyar doların dışarı gitmesini engelleyecek ve yüzbinlerce insanımıza iş alanı açacak bir başka yoldur.

? Normal ekmeğe %5 katılan soya unu bayatlamayı 3?4 günden 10?15 güne çıkarıyor. Böylece günde 27 milyon ekmek çöpe atılmaktan kurtuluyor. Basit bir hesapla bu şekilde, yılda 4 milyon ton yani 1 milyar dolarlık buğday israfı önlenebilir. Türkiye buğday ithal eden değil ihraç eden bir ülkeye dönüşebilir.

? Taze (yeşil) soya % 12 protein ile taze fasulye (% 7.6) veya bezelyeden (%5.4) çok daha üstün ve piyasada tüketilebilecek bir gıda. Ayrıca çiftçilerimiz için yeni bir kazanç kapısı.

? Soyadan et, kıyma, sosis, sucuk vb. gıdalar hayvansal orijinallerine kıyasla 10 misli ucuza aynı tat, görüntü ve besin değerinde imal edilebilmekte. Bu ürünleri üretecek fabrikaların ülkenin dört bir yanına acilen kurulması gerekmektedir.

?Şu anda çiftçimizin en büyük sorunu ve gündemin bir numaralı meselesi pahalı gübredir.Ülke topraklarımız azotça zayıftır oysa soya, hektar başına 50 kg. azotu havadan toprağa kökündeki ribozyum bakterileri sayesinde bir gübre fabrikası gibi bedavaya sağlıyor. Ayrıca hasattan arta kalan dal, kök, yaprak, sap, kapçık da çok yüksek azot içerdiği için birinci ürün olarak ekildiğinde azotça fakir olan ülke topraklarımızı sun'i gübreye gerek bırakmadan güçlendirir. Yılda gübre için devletin ayırdığı subvansiyon ortadan kalkarken fasulye, mercimek vb. gıdaların da fiyatı ucuzlatılmış çiftçimizin de rahatça çalışması sağlanmış olur.

? Ekoloji ve ekonomi mucizesi olan soya yılda 50 kg. sığır proteini elde edilen bir alandan 500 kg eşdeğer protein sağlayarak su israfını 15 misli, enerji harcamasını 2 misli azaltır.

SOYA İLE HASTALIKLARA VE HARCANAN MİLYARLARCA DOLARA SON

Yüksek miktardaki birinci sınıf proteinin yanısıra içerdiği kalsiyum, fosfor, demir, bakır, manganez, potasyum, kükürt, klor, nikel, sodyum gibi mineraller, A, B1, B2, C, D, E, K vitaminleri ile soya, hakkında uluslararası sempozyumlar düzenlenen hemen hemen tek bitki. 15?18 Eylül 1996 tarihinde Brüksel'de "Kronik hastalıkların iyileştirilmesi ve önlenmesinde soyanın rolü" adlı 2. Uluslararası Sempozyumda 18 ülkeden 80 doktor, diyetisyen, biyolog ve laborant tarafından soyanın sağlıklı yaşam ve hastalıkların önlenmesindeki rolü yeniden ele alındı.

Türkiye'de resmi 2.5 milyon, tahmini 5 milyon, dünyada ise 250 milyon kişi şeker hastası. Batıda soya unu uzun yıllar şeker hastalığı için kullanılmış. İlaveten günümüzde 40 yaş üstü ve hatta bazen daha da öncesi için, büyük bir dert olan yüksek kolesterol ve damarların içyüzüne yapışarak sebep olduğu damar sertliği, yüksek tansiyon, bunların bilahare damarları tıkayarak meydana getirdiği felç, kangren, kalp ağrısı ve krizlerinin sebebi olan kolesterol bize hayvani gıdalardan geçmekte. Türk Kardiyoloji Derneği'nce ülkemizde bulunduğu tahmin edilen bir milyon ikiyüzbin kalp hastası ve yüksek kolesterollü için en iyi protein kaynağı yine soya. Soyanın yine hayvansal proteinlere kıyasla içerdiği isoflavon ve antioksidanlarla kanserde önleyici ve tedavi edici rolü var. Yukarıda saydığımız hastalıkların yanısıra artrit, romatizma, gut, üremi, nefrit gibi vücutta hayvansal gıdaların bıraktığı üre, asitürik, amonyak vb. toksik ve artık maddelerin oluşturduğu hastalıklarda en iyi alternatif olan soya, bitkisel lifleri ile kabızlık, kalın bağırsakta divertikül oluşumu, apandisit, basur, kalın bağırsak kanseri, safra taşı gibi kepeksiz ve lifsiz gıdaların yolaçtığı çağımızın hastalıklarını engelliyor. Yine yapılan araştırmalarda, böbrek ve kemik hastalıklarında hatta menapozda ve ostrapozda soyanın koruma oluşturuduğu görülmüş. Soyayla bütün bu hastalıklardan kurtulacak olan toplumumuz bu hastalıklar için ayırdığı yıllık on milyarlarca doları da tasarruf edebilecek.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100