Bu haber kez okundu.

En çok ihlal edilen masumiyet: Çocuk hakları
Adnan ULUTAŞ

"Çocuklara sevgi göstermeyen bizden değildir!"
Hz. Muhammed (sav)

Okullardaki şiddetin bir diğer boyutu ise çocukların diğer çocuklara uyguladığı şiddettir. Çocuklararası şiddete hazırlayıcı etmenlerden daha önce kendisinin şiddetle karşılaşmış olması, gerçekleşmeyen umutlar, düş kırıklıkları, öc alma duyguları, paylaşılamayan öfke, antisosyal kişilik ve madde bağımlılığıdır. Bu tip şiddet tek bir öğrencinin bireysel şiddeti olabileceği gibi, bu kişilik özelliklerine sahip birden fazla öğrencinin bir araya gelerek çeteler oluşturması ile de ortaya çıkabilir. Bu çocuklar bu yolla kendilerini daha güçlü hissederler, yaptıklarından zevk alabilir ya da diğerlerinin bunu hakettiğini düşünebilirler.

Aile içinde sevgi ve şefkatle iyi terbiye görmüş, duygularını düzgün ifade edebilen, insan ilişkilerinde başarılı, uyumlu, hayata umutla bakan çocuklarda şiddet eğilimi düşüktür. Bir çocuğun şiddete yatkınlığı değerlendirilirken olumsuz özelliklerine ilave olarak olumlu ~|~yanları da göz önüne alınmalı; olumsuz yanları ağır basıyorsa psikolojik destekle bareber, özellikle geleneklere uygun manevî yardım sağlanmalıdır.

Ülkemizde okullarda uygulanan fiziksel ceza ve şiddetin boyutları kesin olarak bilinmemektedir. Yapılan az sayıda çalışmada okullardaki çocukların azımsanmayacak büyük oranda maalesef değişen derecelerde fiziksel cezaya ve şiddete uğradıkları görülmüştür. Bütün bunlara karşın, yapılan çalışmalar çocuğa karşı şiddetin engellenmesinde yasa ve yönetmenliklerin yetmediğini, önemli olanın toplumun bu konudaki düşünce ve tutumları olduğunu söylemeye gerek yoktur.

Çocuk medyadan yönelen her türlü şiddet ve tacizden korunmalıdır

Türkiye'de şiddet konusunda, devlet kadar medyanın da gerekli duyarlılık içinde olmadığnı görüyoruz. Özellikle Türk özel televizyonlarında haftada ortalama 600 filmde öldürme, yaralama, soygun ve şiddet sahnelerinin yanı sıra pornografik sahnelerin bolca olduğu filmler, çocukların izleleyebilecekleri saatlerde sakınılmadan gösterilmektedir. Medya bu tür haberlerde kötülükte eşit bir görünüm içinde olmakla birlikte, bu tür haberleri yayınlama sıklığı düşünülürse, adeta insanlara şiddeti kanıksatan bir rol ortaya çıkmaktadır. Bu tür haberlerde medya hiçbir şekilde eğitici rol ve misyon üstlenmemektedir. Daha kötüsü ?maddî rant uğruna? çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddet ve pornografiye tanık ederek, topluma ve manevî kıymetlere çekinmeden kıymakta ve bu durum karşısında medyanın kötü niyetli ve kasıtlı hareket ettiği görülmektedir. Bu tek kelimeyle tarif edilebilir: İhanet! Bu konuda RTÜK hakkıyla TV kapama cezası vermesi halinde, neredeyese pekçok ulusal TV kanalının açık kalmayacağı dahi söylenmektedir.

Önceden de söylediğmiz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 20 Kasım 1989 tarihinde onaylanarak 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ülkemiz tarafından 14 Eylül 1990 tarihinde imzalanmış 17, 29, 39. maddelerine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Lozan Antlaşması hükümleri çerçevesinde çekince konularak, 9 aralık 1994 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmiş, 27 Ocak 1995 gün ve 22184 sayılı Resmî Gazate'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

devam edecek
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100