06 Şubat 2010 Cumartesi 00:00
337 Okunma
En güzel vasıflar O'nda...
Resulullah (s.a.v.) insanların yüzü en güzel olanı idi. Fizyonomisini anlatmaya çalışan herkes, O'nu dolunay gecesindeki aya benzetirdi. Rengi kırmızıya çalan beyazdı. Gözleri iri idi, gözbebeği son derece siyahtı, gözleri yaratılıştan sürmeli idi. ~|~

 

Kirpikleri uzundu. Kaşları uzun, ince ve göz uçlarına kadar uzanmış vaziyette idi. Alnı geniş, burnu düzdü. Ağzı genişti. İnsanlar içinde dudakları en güzel olanı idi. Dişleri arasında hafif boşluk vardı. Yanakları yumuşak ve boynu en güzel olanıydı. Ne uzun ne de kısa boylu idi. Göğsü, avuçları ve ayakları genişti. Uzunlukta ne aşırı uzun, kısalıkta da ne aşırı kısa idi.
Karnı ve göğsü aynı hizada idi. Ne zayıf, ne de şişmandı. Sırtı genişti. İki omuzu arasında nübüvvet mührü vardı.
Bu nübüvvet mührü, sağ omuzuna yakındı. Sarılığa çalan ve etrafında arka arkaya bulunan kıllar vardı, bu mühürde. Saçları ne kıvırcık ne de tamamen düzdü, ikisi arasında orta bir haldeydi. Saçları kulaklarının ortasına kadar ulaşırdı. Yürürken, sanki yukarıdan aşağı iniyormuş gibi kuvvetle yürürdü. Bir kimseye yöneldiği zaman bütün vucudu ile yönelirdi. Sesi güzeldi. Devamlı bir hüzün bulunurdu. Daima düşünür, uzun müddet susar, ihtiyaç olmadan konuşmazdı.

Söze başlarken ve sözü bitirirken daima Allah'ın adını anardı. Küçük de olsa nimeti ta'zim eder, hiçbir nimeti kötülemezdi. Kızdığı zaman yüzünü çevirir, sevinince gözünü yere dikerdi. En fazla gülmesi bile tebessümü geçmezdi. O'nu aniden gören kimse, heybet duyarak korkardı. Tanıyarak O'nun bulunduğu meclise gelen kimse sevgi duyardı. O'nu tavsif eden kimse derdi ki:
"O'nu görmeden evvel ve gördükten sonra, O'nun gibisini görmedim". Hoş kokuyu sever, meleklerle buluşacağı ve müslümanların topluluğuna gideceği zaman hoş koku kullanırdı.
O'nun en belirgin sıfatlarından biri tevazuu idi. Peygamberliğinin ötesinde kavminin efendisi olduğu halde, tevazuda O'nu kimse geçemezdi. Kavmine nasihat ederken çok defa şunu söylerdi: "Kalbinde zerre miskal kibir olan kimse cennete giremiyecektir". Resulullah (s.a.v.) hayatında son derece mütevazı idi.
O'nun hayatında bilinen bir gerçektir ki, bir topluluğa girdiğinde boş olan yere otururdu. Toplulukta bir şey dağıttığı zaman, orada bulunan herkese payını verirdi, ta ki kendisiyle toplulukta bulunan kimse, başkasına daha cömert davrandığını sanmasın.

RAHMETEN Lİ'L?ÂLEMÎN HZ. MUHAMMED (SAV) /
Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Gönül Sohbetleri

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100