Bu haber kez okundu.

Eşkalnüma
Hüseyin Burak Us

1.

... hep yürüyoruz Gülfem aşk diyarına. Şeker yerine yol sundular bayramlarımıza. Çocukluğumuza yol sundular. Bulutlardan çatı yapıyor adamlar. Utangaç suların yularından tutup çekiyorlar ayaklarına. Çocukluğumuzu gözlerimizin önüne getiremiyoruz bile. Bulutlar deli divane. Azığımız yok. Açız... 'Merhaba'mızdan beri açız bir şeylere. Seraba bile amenna. Ama önümüz dümdüz korkunç bir yol. Herkes bizden kaçıyor. Benzemiyor kimse bize. Benzeyenler bir yağmur yediği zaman hemen değişiveriyorlar. Bize benzemekten utanıyor adamlar. Bir avuç selam istesek hemen dağ çekiyorlar aramıza kendileriyle. Bize ok atıyorlar. Bilmiyorlar ki bizim nefesle hiç bir işimiz yok. Biz ondan uzağız. O bize uzun. Yok kılıcıyla öldürülmüşüz yağmurlar yağmadan önce. Hani nerede eşkalnüma?

Aşk dedik Gülfem. Bağırdık sonra. Aşk aşk diye bağırdık başşehirlerde. Aşk vaveylasını duyan adamlar kör kuyularına indiler. Herkes kör kuyulara koşuyor. Yeryüzü bomboş. Biz bu devinime bir anlam ver~|~emiyorduk. Diktik asalarımızı namütenahi yeryüzüne. Yine upuzun bir yol çekildi ayaklarımızın ucuna. Aşka dair düşler gördük. Aşkın iksir olup yaramıza yar olduğunu gördük. Ay'ın dağların ucuna aşk bayrağını diktiğini gördük. Güneşin gölgesiz baktığını gördük bize. Sonra uzun uzun cümleler kurduk aşka dair. Tarihler düştük aşkın doğuşuna. Ama o adamları çıkartamadık kör kuyulardan. Duyduk ötelerde bir yerlerde bize benzeyenlerin varlığını. Ama yol uzun. Denizin kaşları çatık. Dağların gözleri ateş. Biz yorgunuz. Yükümüz asa yemeğimiz rüzgar yatağımız toprak amelimiz yürümek.

2.

... hayatımızda bize ait olan ne kaldı ki Canfedam? Dert dağımızdan Azrail daha büyük. Unutmalıyız bülbül sesleriyle dokunmuş şadırvanları. Yürümek için yaratılmışız biz canfedam. Çizgimizin dışına çıkamayız. Yalnızız garibiz...

Unutma ki canfedam her kavşak ölümümüzden bir parçadır. Ve yine unutma ki biz hep aşk dedik ve ebedileştik. Aşk diyen insan ölmez. Hiç bir şeyimiz yok. Ölümlü olan hiç bir şey biriktirmedik geride. Aşk dedik düştük yola. Yorulduk. Her 'ah'ımız ölümden bir mısradır bize. Ölümden korkmadık biz.

... işte kavşaklar tükeniyor önümüzde canfedam. Daha ne zamana kadar yorulmaktan dem vuracağız. Biz ilerlemeliyiz boyuna. Ve şuna inanmalıyız ki bir gün karşımıza aşk duvarı çıkacak. O duvarı aştığımız zaman ne olacak Gülfem biliyor musun?.. bilmediklerimiz görmediklerimiz bizi bekliyor olacak. Asalarımıza bağlayacağımız bir mendil bulacağız orda. Tebessüm havuzuna dalacağız. Gözlerimiz kamaşacak gördüğümüzden. Her zorluğu yolacaklar orda üstümüzden. Haydi canfedam. Asanı uzat yokuşa. Ve bu dediklerime inan. Bedirvari yürekle yürü canfedam. O adamların eşkalnümasını çıkart gözlerinden. Ve beni terk etme. Bırakma. Aşk yolundan sapma. Unutma ki aşk yolundan sapacak kadar zamanımız yok. Ölüm çok yakındır bize. Aşk duvarına inan ve yürü canfedam.

3.

...yeter artık Gülfem. Yolların biteceği yok. Bizim öleceğimiz yok. O aşk duvarına belki de hiç bir zaman ulaşamayacağız. Bu efsunlu sözleri bırakalım ikimiz de. Dayanacak gücüm kalmadı benim. Geçmişe şöyle bir uzan da amellerimizi bir gör. Hangi yaraya merhem oldu çektiklerimiz? Yorgunluk aşığa yakışmaz ama beyhude yorulmak divaneliktir.

Ey yol saçlı Gülfem: Bu gidiş nereye böyle? Asayı tutacak gücüm kalmadı. Yusuf'un gömleğini yitirdim. Yaram azıyor. Gözlerim ileriyi göremeyecek kadar daraldı. Oraya varsak bile aşk duvarını aşacak gücüm bile yok. Geçmişin büyüsü etkileyemiyor beni artık. Atinin hülyası güneş olmuyor artık karanlığıma. Ne olur beni anla Gülfem? Ne olur öyle bakma bana Gülfem. Biliyorum bu dediklerimin aynısını sen de düşünüyorsun.

Bizden önce milyonlarca aşık aradı o aşk duvarını. Ama hepsi de telef oldu gitti. Gülmeyi sevinmeyi bile beceremeden hepsi de yok olup gittiler. Gel kurtulalım şu atinin büyüsünden. Biz de onlardan olalım. Bizim de gülmeye ihtiyacımız var. Sevmeye sevilmeye...

4.

... sen neler söylüyorsun Canfedam? Düş mü görüyorsun. Yoksa düşten mi uyandın? Aşk demek elbette kolay. Zor olan aşık olmaktır. İşte biz bu zora kale kurduk Canfedam. Unutma ki sen bu kalenin kapısısın. Kapı kaleye ihanet ederse olacakları bir tahayyül et.

Aşk askerlerini deli divane görme Canfedam. Onlar ölmez. Hepsi yol olur uzanır önümüze. Ağaç olur kuş olur çiçek olur bülbül olur... Hepsi bir gizemin anahtarıdır bilene. Gel biz bu bilenlerden olalım Canfedam. Örtenlerden olmayalım o kutlu çimenliği. Aşk diyerek sarıl asana ve düş yola. Bu kutlu yolun atisini katletme. Gel şu rüzgarın önüne. Yürü. Çünkü rüzgar sahte renkleri silecek kadar güçlüdür. Ve aşkı düşürme dilinden. Yürü.

5.

...aman Allah'ım ben ne yaptım? Neler söyledim bu kutlu yolda. Neleri düşledim ay ışığının altında. Güneşimin o tatlı diline neleri bağladım. Gül bana Gülfem. Cehaletim yüzümden güneşimin kaşları kalktı. Gül bana Gülfem. Bilirsin ki eşkalnümalar büyüler insanı. İnsanın yüreği de şu yürüdüğümüz yol gibidir. İnişli çıkışlı eğri büğrü...

Bana git dedin Gülfem. Benim dinmeyen yaramın merhemini onlarda bulabileceğimi söyledin. Ey gökyüzü gibi vakurlu Gülfem: Boynumdaki büküklüğü görmedin mi benim? Gözlerimin fersiz oluşunu görmedin mi? Hangi yağmur kurdurdu sana o cümleleri? Ama şunu bilmeni isterim Gülfem: Senin gittikçe parlayan güneşinin ardındaki seni... gördüm.

Ağlamak çok yakışır aşk askerlerine. Ama ne içimde yaş ne de gözümde onu yanaklarıma doğru gönderecek güç var. Artık Azrail oturmak üzere soframıza. Ben bunu gördüm Gülfem. Ne mutlu bize ki aşk yolunda öleceğiz. Yolun değil ama ömrümüzün sonuna geldik Gülfem.

ölmek hiç de zor değil

sevgili yanında olunca

gülmek o kadar zor ki

yalnızlık seni kucaklayınca

6.

... insan cambazdır Canfedam. Usta cambazların bile ipinden düştüğü bilinen bir gerçektir. İpinden düşer tekrar çıkar ipine. Ve gül böyle solar gider. O ipten düştüğümüzde neyi kaybettiğimizi de anlayamayız.

İkimiz de ipimizden düştük Canfedam. Önce sen düştün. Ve sen düşerken beni çektin aşağı. İpten düşen insanın nasıl güneşin altındaki su gibi yok olup gitmediğine şaşıyorum.

Sonra ipimize tekrar çıktık. Ve sen soframızda oturacak olan Azrail'i gördün.

Geçmişimiz ne kadar fosforlu görüyor musun Canfedam. Fosforlu ama avuçlarımızı da sığıyor. Ne kadar da bitkin.

Biz öleceğiz değil mi Canfedam? Öleceğiz ama yok olmayacağız değil mi? Bizden sonra gelen aşk askerlerine yol olacak ölümümüz. Buna çok ama çok seviniyorum biliyor musun? Çok hoşuma gidiyor böyle bir şeyin olması.

Ölümden korkmuyoruz değil mi Canfedam? Bu sebepten Azrail'ime sabırsızlanıyorum Canfedam.

Kuşlar vardı yolumuzun üstünde. Çiçekler. Bundan sonra düşümüze hiç bir yol girmeyecek Canfedam biliyor musun? Taze bir gölgeliğimiz olacak. Yürekten gülücükler duyacak kulaklarımız orda. Biz dahi kocaman kocaman güleceğiz. Su sesleri ninni olacak bize. Ah Canfedam oraya bir an evvel ulaşmak istiyorum biliyor musun?

Hakkını helal et Canfedam. Hayret bir şey gözlerimden yaş geliyor. Demek ki ağlamayı unutacak kadar yürümemişiz. İçim içime sığmıyor sanki Canfedam. Sevgili bizi bekliyor. Hoşcakal Canfedam.
Anahtar Kelimeler:
eşkalnüma
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.