Bu haber kez okundu.

Eski Ramazanlar
Çok acıkmış olanların sabır ve tahammüllerinin tükendiğini, kimi saatine bakarak, kimi gözlerini kapayıp murakabeye dalarak ifade etmeğe çalışır. Top atılınca oruçlar açılır. O mükellef iftariyeye bir hücumdur başlar. Çorbalar, yumurtalar, etler, börekler, tatlılar, birbiri ardına gelir. İstanbul yaşayışının bir ananesi olarak Ramazanlarda yemeklerin çeşitli ve bol olması misafirlerin i'zâz ve ikram derecesine bir nevi ölçü sayılır. Nazırlar, devlet ricali ve zenginlerin konaklarının ekserisinde yemeğe ara verilmek usûlü kabul edildiğinden iftara bir kaç dakika kala hazır bulunanların önüne ufak tepsilerde reçel, peynirler, zeytin, bir iki ufak kâse de çorba konur. Oruç bu iftarla bozulur, acil ihtiyacı olanlarsıkıntılarını eda ederlerdi. Akşam namazları cemaatle kılınırdı.Daha sonra, hazirûn, türlü türlü çerez ve yemeklerle kaplı yer sofralarının önüne diz çöküp otururlar. Mutlaka giyinmiş iç ağaları hizmet ederdi. Bazen yemekten sonra evlerde öd ve anber de yakılarak her tarafı kok~|~ular kaplarmış.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100