Bu haber kez okundu.

Fıkıh Köşesi
Namazın farzları ve rükünleri
Ömer Nasuhi Bilmen Büyük İslam İlmihali


Namazlarda son oturuş

Namazların sonunda teşehhüd mikdarı oturmak da, namazın bir farzı ve bir rüknüdür. Buna Ka'de?i Ahire (son oturuş) denir. İki rekâtlı namazlarda olan tek oturuşa da ka'de?i ahire denir: Sabah namazında olduğu gibi. Teşehhüd mikdarından maksad, "Tahiyyat'ı okuyacak kadar zamandır.

Bir kimse sabah namazının iki rekâtını kıldıktan sonra ikinci rekât sonunda oturmaksızın ayağa kalkıp üçüncü rekatın secdesini yapmış olsa, bu namaz farziyetini yitirir ve nafileye döner. Bu durumda bir rekât daha kılar ve sonunda oturarak selâm verir.

Yine, dört rekatlı bir farz namazın dördüncü rekâtında ve akşam namazının üçüncü rekâtında oturmayıp da bir rekât daha kılınarak secdeye varılsa, bu namaz da nafileye dönmüş olur. Bu halde kılınan namaz sabah namazı ise, dört rekâttan sonra hemen selâm verilir. İkindi gibi dört rekâtlı namaz ise, beşinci rekâta bir rekât daha ilâve edilip ondan sonra selâm ~|~verilir. Sahih olan görüşe göre, bu durumda sehiv secdesi gerekmez.

Bu mesele, İmam Azam ile İmam Ebû Yusuf'a göredir. İmam Muhmammed'e göre ise, bu namaz esesan namaz olmaktan çıktığı için nafile de olmaz.

Bir kimse namazın sonunda teşehhüd mikdarı oturduktan sonra namazdaki tilâvet secdesini hatırlayarak secdeye varsa, namazı bozulur. Çünkü bu halde son oturuş bulunmamış sayılır. Fakat tilâvet secdesinden sonra tekrar teşehhüd mikdarı oturursa, o zaman son oturuş yapılmış demektir.

Son oturuşun tamamını uyku içinde geçiren kimse, uyandıktan sonra tekrar bir teşehhüd mikdarı oturmazsa namazı bozulur. Çünkü uyku içinde yapılan bir iş, iradeye bağlı olmadığı için geçerli değildir. Bu işin bulunması ile bulunmaması eşittir. Namazda uyku içinde yapılan kıyam, kıraat ve rükû gibi işler de böyledir, gecerli değildir.

Tadil?i Erkâna Riayet (Rükünlerin hakkını vermek)

Namazlarda tadil?i erkâna riayet, İmam Ebû Yusuf'a göre, bir rükün olduğundan farzdır. Bundan maksad, namazın kıyam, rükû ve secde gibi her rüknünü sükûnetle yerine getirmek ve bu rükünleri yaparken her uzuv yatışıp hareket halinden beri bulunmaktır. Örnek: Rükûdan kıyama kalkarken vücud dimdik bir hale gelmeli ve sükûnet bulmalı, en az bir kere: "Sübhanellahi'l?Azîm" diyecek kadar ayakta durup ondan sonra secdeye varmalıdır. Her iki secde arasında da böylece bir tesbih mikdarı durmalıdır.

Tadil?i Erkân, İmam Azam ile İmam Muhammed'e göre, vacibdir. Bu iki ayrı görüşten birincisine göre, tadil?i erkân yapılmaksızın kılınan bir namazı yeniden kılmak gerekir. İkinci görüşe göre ise, tadil?i erkânı terkden dolayı yalnız sehiv secedesi gerekir. Fakat böyle bir namazı yeniden kılmak daha iyidir. Böylece insan ihtilâftan kurtulmuş olur. Ayrıca kerahetle kılınan namazları da yeniden kılmak vacip görülmüştür.

Namazdan manevi haz duyanlar, namazda tadil?i erkâna riayet ederler, acele etmekten sakınırlar. Acele etmeyi saygıya ve edebe aykırı görürler.

Hayatın en yararlı ve en kıymetli saatleri ibadetle geçen zamanlardır. Boş yere veya kısa bir yarar uğrunda zamanlarını harcayan insanların namaz gibi yüksek bir ibadetten devamlı bir mutluluk yolundan ve İlahi huzurun zevkinden mahrum olmak için çalışmaları pek garip ve acınacak bir hal değil midir?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100