Bu haber kez okundu.

Fıkıh Köşesi
Cenabı Hakk'ı zikretmenin keyfiyetine dair dünkü konuya bugün de devam ediyoruz.
"Aziz ve celil olan Allah buyurdu ki... ~|~ Ben kulumun zannına göreyim. Beni zikrettiğinde Ben onunlayım (rahmet, tevfik ve inayetim onunladır). O, Beni kalbinde gizlice yad ederse, Ben de onu bu suretle anarım.

Beni bir cemaat  içinde zikrederse, Ben de kulumu o cemaat efradından daha hayırlı (Cebrail, Mikail gibi) b ir cemaat içinde (rahmetimle) anarım" (Buhari, Müslim) buyruluyor.

İmamı Şaranî'den naklen Hamevî haşiyesinde, "Uyuyan veya namaz kılıp uyuyanı rahatsız etmedikçe aşikare zikir efdaldir" (İbn Abidin, Redd'ül Muhtar) buyrulmuştur.
Yine buyrulmuştur ki, "Gaye, kalbî zikrin devamlılığını sağlamaktır. Dil ile yapılan zikrin (zikricehri) olmasının büyük tesiri vardır. Sesli zikirden gaye, sağır gibi olan nefse bunu işittirmesidir; Allah'a değil" (İsmail Hakkı Bursevi, Usulu Aşere).
Avn b. Abdillah b. Utbe şöyle diyor: "Zikir meclisleri gönüllere şifadır. İnsanlık, Allah'ı zikretmediği bir zamanla yüz yüze gelirse, yemirn ederim ki toptan mahvolur. Gafil müminler içinde Allah'ı zikreden bir adam, geri çekilmiş bir orduyu tek başına kurtaran bir askere benzer" (Ahmet İbn. Hanbel, Kitab'üz Zühd).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100