08 Haziran 2002 Cumartesi 00:00
240 Okunma
Gayesiz değil!
KELAM?I KALEM / Hümeyra EZERGÜL

Bu sabah yine gözüm çınar ağacına çarpıyor. Bir ağaç ki dördüncü kata ermiş durumda. Yaklaşık beş yıl önce ekilmiş bir kuru dal fidan şu an gayet gelişmiş, büyümüş bir vaziyette. Hatta önümüzdeki yolun bir kısmını görmemize engel teşkil ediyor. Her şeye rağmen ben memnunum. Ama bu durumdan memnun olmayanlar da yok değil!

Bu uzun ömürlü ağacın başına cebren bir şeyler gelmediği takdirde daha uzun yıllar yaşayacak. Onu gören bütün gözler bir gün kapanıp, önünde yetişip büyüdüğü bina bile yıkılacak. Fakat o, akıl ve ruh sahibi insanlara birşeyleri ispat edercesine her mevsim bir hal alıp, sonunda ölüp ölüp tekrar dirilecek.

Gözümün önünde büyüyen, nice sırlar taşıyan bu ağaca çok şey borçluyum. Onun sayesinde evimizin içini kuş cıvıltıları sardı. Ve yine onun sayesinde görebiliyordum tel bacaklı, gür sesli serçelerin gagalarını bir dala nasıl vurup şakıdıklarını. Bu yıl onun canlanışını da takip edebilmiştim.

Bu ağacı hemen her incelememde hatırı~|~ma gelen bir kıssa yine aklıma geldi. Bir gün Arvâsi hazretlerine sormuşlar:

?Hocam insan evrimleşerek buhale gelmiş, diyorlar. Maymun insanın evrimleşmeden önceki hali imiş. Yani insanın atası maymunmuş ne dersiniz?

Arvâsi hazretleri tek cümle ile cevap verir:

?O zaman, bu anlayışa göre "maydanozda çınar ağacının evrimleşmeden önceki hali ve onun atasıdır." İşte bu kıssa beni tebessüm ettirip, hocaya rahmetler dilememi sağlar.

Ne yazık ki, o yıllardan bu yana hâlâ bu saçmalıklar sürmekte ve günümüze uzanmakta. Halbuki Kur'an?ı Kerim'de insanın yaratılışı, soyu, nereden gelip?nereye gideceği konularında açık ayetler vardır. Evrim üzerinde şu zamana dek bu kadar durulması, olmayan şeylerin olmuş gibi gösterilmeye çabalanıp, sapık senaryoların üretilmesi hiç de gayesiz değildir. Bunun yanında aynı çevreler tarafından insanın manevi anlamda gelişip, terakki ve yükseliş yaşayabilecek bir varlık olması üzerinde ise hiç durulmaması yine gayesiz değildir.

İşte bu evrimci zatlar, ruh sahibi insanın doğumundan ölümüne yaşayabileceği gelişmelerden, yükselişlerden ve varışlardan söz etmekten şiddetle ve bilinçle kaçınırlar. Neticede bir hayvanla yakınlık ve irtibat kuran bu zihniyetin gayesi; "Hayatın manasını, olayların hakikatini ve akla gelen düşüncelerin tabiri caizse filtreden geçmiş doğrularını, bulabilecek varlıklar değilsiniz!" yargısını beyinlere işlemektir.

Oysa insan güçlü bir yapıya sahiptir. Kendi değerini bilecek, varoluşunun evrenle ilişkisini anlayacak, bir bütünün parçası olma noktasında yerini ve sınırını kavrayabilecek bir varlıktır. Çünkü "Yaratıp düzene koyan, plânlayıp yol gösteren topraktan yeşil otu çıkarıp sonra da onu karamsı bir sel kusuğuna çeviren..." (A'lâ Sûresi: 1-5) Yüce Allah'tır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100