Bu haber kez okundu.

Gönül dosları;
Aradan bir iki ay geçmişti. Bir gün Bâyezîd'e giderken, yolda Mehmed Emin Efendiye rastladım. Hemen koşup elini öptüm. Hâlimi?hatırımı sorduktan sonra; "Meşke, yazı yazmaya gidiyor musun, hocana selâm söyle" buyurup yanımdan ayrıldı. Benim kalbimde yine önceki gibi bir huzur ve safâ peydâ olup, bir iki gün böyle devâm etti. Bu hadiseden sonra da aradan bir ay geçti. Bir sabah erkenden çıkıp mahallemizde bir berber dükkanına girdim. Oturur oturmaz ak sakallı ve burma sarıklı bir zât içeri girip selâm verdi. Yanıma oturup hatırımı sorduktan sonra; "Bir dostunuz size selâm eder ve sizi isterler. Buyurun gidelim!" dedi. "O dostum kim? Sen kimsin?" demek hatırıma gelmedi. O anda içime bir şevk, bir arzu düşüp, hemen kalkıp o zâtla yola çıktım. Zeyrek'de, Çini Hamamı'nın önüne gelince, bana; "Siz hamama girip guslediniz, ben sizi kapıda beklerim" dedi. Yine sebebini sormak hatırıma gelmedi. Hamama girip bi müddet sonra çıktım. Tekrar yola devâm ettik. Zeyrek ardında, Filyokuşu'nda bir kapıyı~|~ çaldı. Bir hizmetçi çıkıp kapıyı açtı. Biz de içeri girdik.

İçeri girdiğimizde, bir zât seccâde üzerinde kıbleye karşı oturuyordu. Beni getiren zât karşısına varıp, elini öpünce ben de varıp eline öpmek için elimi uzattım. O anda mübârek gözlerini açıp; "Geldiniz mi?" dediğinde, huzûrunda bulunduğum zâtın, hat dersi aldığım hocaefendinin evinde gördüğüm Emîn Efendi olduğunu gördüm. Sevinçle elini öpüp huzûruna oturdum. Beni dâvet eden zâta da; "Gel Hacı Halîl, sen de otur" buyurdu. O da gelip oturunca, ona duâ edip; "Hacı Halîl Efendi! Bu çocuğu hocasında gördüğüm günden beri Resûlullah Efendimizden bize vermelerini ricâ ederdim. Allah?û Teâlâya hamd olsun, kabûl ve ihsân buyurup verdiler. Telef olmadı" dedi. Ben o sırada bu sözleri anlayamamıştım. Sonra bunu defalarca dostlarıma anlattığımda anlayabildik.

Mehmed Emîn Efendi ile berâber yemek yedik.Yemekten sonra ikindi vaktine kadar kaldık. "Senin evinde kim var?" buyurdu. Ben de; "Efendim, bir sene önce babam vefâm etti. Bir annem ve altı yaşında bir erkek kardeşim var" dedim. Bize izin verip; "Yarın sabah gene gel" buyurdu. Elini öpüp ayrıldım. Eve varınca anneme bu hâdiseyi anlattım. Memnûn olup; "Hak Teâlâ seni yetim ve kimsesiz bırakmaz. Sana bir ata ihsân eylemiş, İnşâallah terbiyeleriyle nasîblenirsin" diye duâ etti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100