Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları
Hatim?i Esam Hz.

Rebah bin el?Hirevi şöyle anlatır: İsa bin Yûsuf, bir mecliste konuşan Hatim?i Esam'a uğradı ve şöyle sordu: "Ey Hatim! Sen namazını güzel kılıyor musun?" Hatim, "Evet" dedi. O; "Nasıl kılıyorsun?" diye sordu. Hatim şöyle buyurdu: "Emre uyuyorum, korku ile yürüyorum, niyetle giriyorum, büyük bilip tekbir alıyorum, tertip ve tefekkürle okuyorum, huşû ile rükû ediyorum, tam teşehhüd içinde oturuyorum, sünnete göre selam veriyorum ve selamı Allah'a has kılarak veriyorum. Namazımın kabul olunmayacağından korkarak, korkuyla nefsime dönüyorum. Ölene kadar onu muhafaza edeceğim." Bunun üzerine İsa bin Yûsuf; "Sen namazını güzel kılıyorsun" buyurdu.

Hatim?i Esam israf konusunda çok titiz idi. Bir alimin çok israf ettiğini duydu. Onun evine giderek; "Ben Acemli bir kimseyim, bana dinimi öğret" dedi. "Önce ne öğrenmek istiorsun?" diye sorunca, Hatim?i Esam; "Bana abdest almayı öğret" dedi. O zat bütün uzuvlarını sırayla ve üç defa yıkadı. Abdesti tamamlayınca Hatim?i Es~|~am; "Ben senin huzurunda bir abdest alayım da, benim yanlışlarımı düzelt" dedi. Hatim?i Esam abdest alırken kollarına gelince dörder defa yıkadı. Bunun üzerine o zat, "Suyu israf ettin" deyince, Hatim?i Esam "Ben nerede israf ettim?" dedi. O zat da; "Kolunu üç kere yıkayacağın yerde dört defa yıkadın" dedi. Hatim?i Esam da; "Ben bir avuç suyu israf ettim. Sen ise çok ve güzel şeyleri israf ediyorsun" dedi. O zat anladı ki Hatim?i Esam dinî bilgi öğrenmeye değil, ders vermeye gelmiş. Evine girdi ve kırk gün kimsenin yüzüne bakmadı.

Şöyle naklederler: "Birisi birgün Hatim?i Esam'ı evine davet etmişti. Fakat kabul etmedi. Israr edince ona: "Gelirim ama üç şartım var. Nereye istersem oraya otururum. İstediğimi yerim. Ne dersem onu yapacaksınız" dedi. Atam kabul etti. Hatim?i Esam davet edenin evine gitti ve ayakkabıların konulduğu yere oturdu. Senin yerin orası değil dediklerinde, "Ben önceden şart koştum" dedi. Sofra gelince, yanında getirdiği ekmeği çıkarıp yedi. Efendim buradan yiyin dediklerinde; "Ben ne istersem onu yerim diye şart koşmuştum" dedi. Sofra kalktıktan sora hizmetçiye; "Demir tavayı ateşte kızdır getir" dedi. Hizmetçi söyleneni yaptı. Hatim?i Esma demir tavanın içine ayağını koydu ve "Somun yedim" dedi. Sonra oradakilere; "Yarın kıyamet günü yaptığınız her işten ve yediğiniz her şeyden Allah?ü Teala'nın sizden hesap soracağına inanıyor musun?" diye sorunca, oradakiler "evet" dedi. Diyelim ki, burası Arasat meydanı, her biriniz sırayla gelip şu tavaya ayağınızı koyarak, burada yediklerinizin hesabını veriniz" dedi. Bunu üzerine oradakiler; "Buna gücümüz yetmez" dediler. "Yarın kıyamet günü Allah?ü Teala'ya nasıl cevap vereceksiniz. Arasat meydanının kızgın zemini üzerinde nasıl duracaksınız? Halbuki Allah?ü Teala mealen; "Her nimetin şükründen muhakkak sorulacasınız" (Tekasür suresi: 8) buyurmaktadır" dedi. Bunun üzerine orada bulunanların hepsi ağlamaya başladılar."

Nükteli ve hikmetli sözler söyleyen Allah dostu Hatim?i Esam buyurdu ki:

"Dünya için üzülmen kötü, ahiret için üzülmen iyidir."

"Tövbe, gafletten uyanmak, günahı hatırlamak, Allah?ü Teala'nın lütfunu, hükmünü zikretmektir."

"Tövbekar dört şeyi yapar: Lisanı gıybetten, yalandan, hasedden, boş sözden korur. Kötü arkadaşlardan ayrılır. Günahını hatırladığı zaman, Allah?ü Teala'dan haya eder. Ölüme hazırlanır. Böyle olup da Allah'ın rızası dışında iş yapmayan kimseyi, Allah?ü Teala sever. Şeytandan korur ve Cehennem'den emin kılar."

"Her söz için doğruluk, her doğruluk için iş, her işi için de sabır gerekir."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100