Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları
İmâm?ı Rabbâni Hz.

İmam?ı Rabbani hazretleri, hocası Muhammed Baki-Billah'ın her sene, vefat ettiği ay olan Cemaziyel?ahir ayında Serhend'den hocasının nurlu kabrini ziyarete gider ve tekrar Serhend'e dönerdi. İki üç defa da Akra'yı teşrif etti. Bundan başka Serhend'den ayrılıp başka bir yere gitmedi. Ancak, hayatının sonuna doğru, zamanın sultanının ısrarı üzerine, iki?üç sene kadar bazı beldelerde askerlerin arasında bulundu. Bunda da birçok hikmetler vardı. O yerlerin halkı bu vesile ile onun sohbetlerinde bulundular. Bereketli nazar ve teveccühlerine kavuşup, nasiblerini aldılar.

İmam?ı Rabbani hazretleri, Serhend'e döndükten sonra, Kadiri meşrebinin büyüklerinden olan Şah Kemal Kadiri'nin ruhaniyetinden de icazet almakla şereflendi. Bu icazeti şöyle olmuştur: Bir sabah İmam?ı Rabbani hazretleri talebeleri ile murakaabe halinde iken, Şah Kemal'in torunu ve onun bütün kemalatının vekili olan Şah İskender Kehtel'den gelip, Şah Kemal'in bereketli hırkasını İmam?ı Rabbani ha~|~zretlerinin mübarek omuzuna koydu.

İmam?ı Rabbani gözlerini açınca, Şah İskender'i gördü. Tam bir tevazu ile boyunlarına sarıldı. Şah şöyle dedi: "Birkaç zamandır, hal ve rüyamda dedem Şah Kemal'i görüyorum. Bana, hırkasını size vermemi emrediyordu. Fakat, onların bu bereketli hırkasını evden çıkarıp, bir başkasına vermek bana çok ağır geliyordu. Ama tekrar tekrar emredince, emirlerine uymak lazım oldu." İmam?ı Rabbani, o hırkayı giyip huhsusi odasına gitti. Bir müddet sonra odasından çıkınca, en yakın sırdaşlarına mahremlerine şöyle söyledi:

"Hazret?i Şah Kemal'in hırkasını giydikten sonra, şaşılacak çok garip hal zahir oldu. Şöyle ki, hırkayı giydiğim zaman, insanların ve cinlerin seyyidi Abdülkadir?i Geylani'yi, hazret?i Şah Kemal'e kadar devam eden bütün halifeleriyle yanımda gördüm. Hazret?i Gavs?i Rabbani Abdülkadir?i Geylani kalbimi kendi tasarruflarına aldı ve hususi nisbetlerinin ve yollarının nurları ve esrarı beni kapladı. Bense, o hallerin ve nurların denize gömülüp o denizin dalgıcı oldum. Bir müddet bu halde kaldım. O hallerin beni kapladığı zamanda kalbime; "Beni Ahrariyye büyükleri terbiye ettiler ve işimin esası bu büyüklerin yolunda olmaktır, şimdi başka oluyor" diye geldi. Böyle düşünürken, Ahrariyye yolunun büyüklerinin, hace?i cihan Hace Abdülhalık?ı Goncdüvani'den hocam Hace Baki?billah'a kadar bütün halifelerinin geldiğini gördüm. Benim işim ve icraatım hakkında konuşmaya başladılar. Ahrâriyye büyükleri; "Bunu biz terbiye ettik. Bizim terbiyemizle zevke, hale ve kemale erişti. Siz ona ne hakla karışabilirsiniz?" dediler. Kâdiri büyükleri (Rahimehümüllah) de; "Daha çocukluğunda bizim ona teveccühümüz vardır. Bizim nimet soframızdan tad almıştır. Şimdi de bizim hırkazımı giymektedir" dediler.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100