Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları
Kutbüddin-i Bahtiyar Kâki Hz.
Necmeddîn?i Sugrâ ise, Hâce Müîbüddîn'in gelişi ile hiç alâkadar olmamıştı. Buna rağmen Hâce Muînüddîn, şehre geldikten sonra, Necmeddîn?i Sugrâ'yı evinde ziyaret etti. Sohbet esnasında, Necmeddîn, kendisinin Şeyhülislâmlık makamında bulunduğu halde, herkesin Hâce Kutbüddîn'e rağbet ettiğinden, kendisinin itibarının kalmadığından yakınarak bazı şeyler söyledi. Hâce Muînüddîn bu kimsenin haline ve manasız düşmanlığına üzülerek, tatsızlığın ortadan kaldırılması için, talebesi Kütbüddîn'in Delhî'den ayrılarak kendisiyle beraber Ecmîr'e gelmesini emretti. Bunu haber alan Sultan ve ahali şaşkına döndüler. Çok üzüldüler. Nihayet, Hâce Kutbüddîn hocası ile beraber Ecmîr'e gitmek üzere yola çıktı. Fakat Sultan ve ahali Hâce Kutbüddîn'i çok sevdiklerinden bu ayrılığı bir türlü kabul edemiyorlardı. Hepsi yollara döküldüler. Feryad ü figan ediyorlar, ağlayıp sızlayarak Hâce Muînüddîn'e, Hâce Kutbüddîn'i götürmemesini, Delhî'de bırakmasını isteyerek yalvarıy~|~orlardı. Hâce Muînüddîn de ahalinin Kutbüddîn?i Bahtiyar'a olan muhabbetini anlayarak ve ısrarlarına dayanamayarak, Hâce Kutbüddîn'e burada kalabileceğini söyledi ve; "Seni buradan alıp götürmekle, bu kadar çok insanın üzülmelerini, gönüllerinin yaralanmasını istemiyorum. Onları kendime tercih ediyorum. Kendim, senin ayrılığına tahammül etmeye çalışacağım. Sen burada kal! İnsanlara Muhammed Aleyhisselamın doğru yolunu anlatarak, onların ebedi felakete gitmelerine mâni ol! Allah?ü Teala yardımcın olsun" buyurdu. Her ikisi de gözyaşları içinde ayrıldılar. Biraz önce ayrılık gözyaşları döken sultan ve ahali, şimdi sevinçlerinden ağlıyorlardı. Bu hadise, onların Kutbüddîn Hazretlerini daha çok sevmelerine, kendisine daha çok bağlanmalarına vesile oldu.

Hâce Muînüddîn?i Çeştî Hazretleri, vefatından kırk gün evvel, Delhî'de bulunan Hâce Kutbüddîn'in acilen Ecmîr'e gelmesini istedi. Bu haber Hâce Kutbüddîn'e ulaşır ulaşmaz hemen yola çıktı. Ecmir'e geldi. Hâce Muînüddîn talebelerine; "Ey dervişler! Biliniz ki ben, birkaç gün sonra bu dünyadan ayrılırım" buyurdu. Bu söz, talebelerin ve kendisini tanıyıp sevenlerin üzerine bir üzüntü bulutu olarak çöküverdi. Yanında bulunan ve yazıcılık hizmetini gören Ali Sencerî'ye, Hâce Kutbüddîn?i Bahtiyar Kâki'nin Delhî'de bulunmasını, oraya gitmesini emreden bir ferman yazdırdı. "Onu, vekil tayin ettim. Bizim Çeşti hâcegânının (Çeştiyye yolu büyüklerini) mukaddes emanetlerini, bunlara mahsus bazı eşyayı ona verdim" buyurdu ve Hâce Kutbüddîn'e hitaben; "Senin yerin Delhî'dir" buyurdu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100