Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları
Ma'ruf?ı Kerhî Hz.

Ma'rûf?ı Kerhî bir gün namaz kılmak için ikamet okudu ve sonra Muhammed bin Ebi Tevbe'nin öne geçip namaz kıldırmasını istedi. Kendisi imam olmadı, müezzinlik yaptı. Muhammed bin Ebî Tevbe imamlık yapmaktan çekindi ve Ma'rûf?ı Kerhî'ye; "Eğer bu kıldırmam" dedi. Ma'rûf?ı Kerhî bu sözü beğenmedi ve; "Nefsinden konuşuyorsun. Başka bir namaz kıldıracağını düşünmek (başka bir namaz vaktine kadar yaşacağım diye konuşmak) tûl?i emel (uzun arzû) sahibi olmaktır. Tûl?i emel sahibi olmaktan Allah?ü Teâlâ'ya sığınırız. Çünkü tûl?i emel, hayırlı amel yapmaya mâni olur" buyurdu.

"Dünya dört şeyden ibarettir: Mal, söz, uyku ve yemek. Mal; insanı Allah?ü Teâlâ'ya isyan ettirir. Söz, insanı Allah?ü Teâlâ'dan oyalar. Uyku, insana Allah?ü Teâlâ'yı unutturur. Yemek ise insanın kalbini katılaştırır" buyurdu. Sırrî?yi Sekâti buyurdu ki: Ma'rûf?ı Kerhî'den şöyle işittim: "Kim kibirli olur, kendini büyük görürse Allah?ü Teâlâ onu yere vurur; kim Allah?ü Teâlâ ile münâzea ederse (~|~karşı gelirse) Allah?ü Teâlâ ona gazab eder. Kim Allah?ü Teâlâ'ya tevekkül eder O'na sığınır ve güvenirse; Allah?ü Teâlâ onun yardımcısı olur. Kim Allah?ü Teâlâ'ya tevâzû ederse, Allah?ü Teâlâ onu yükseltir."

Ma'rûf?ı Kerhî'ye "Dünya sevgisi kalbden nasıl çıkar?" diye sorulduğu zaman buyurdu ki: "Allah?ü Teâlâ'ya karşı halis sevgi, tam bir muhabbet ve hüsn?i muâmele yâni Allah?ü Teâlâ'nın razı olduğu işleri yapmak ve men ettiklerinden sakınmak ile" cevabını verdi.

Mertliğin alameti üçtür: "Hilafsız tam bir vefa, istenmeden vermek ve kendisine cömertlik, iyilik yapılmadan başkalarını medh etmek" buyurdu. Bir adam Ma'rûf?ı Kerhî Hazretlerine gelerek; "Ey efendim! Benim Allah?ü Teâlâ'ya nasıl kavuşacağımı bana öğretir misin?" dedi. Ma'rûf?ı Kerhî onun elinden tuttu ve padişahın kapısına getirdi. Kapının önünde ayağı kırık bir adam vardı. Soru soran zâta o kimseyi gösterip; "İşte bunun gibi olursan Allah?ü Teâlâ'ya vasıl olursun" buyurdu. Bununla, ayağının ikisi de kırık bir köle, efendisinin kapısının önünde nasıl durur hiçbir yere ayrılmazsa; bir kul da Allah?ü Teâlâ'ya kavuşur demek istedi.

Bir kimse gelip kendisinden kalbinin yumuşaması için dua etmesini istedi. Ona; "Ey kalbleri yumuşatan Allah'ım! Ölüm benim kalbimi yumuşatmadan sen benim kalbimi yumuşat" diye dua et buyurdu. Sırrî?iy Sekâti Hazretleri; "Kavuştuğum bütün nimetere Ma'rûf?ı Kerhî Hazretleri'nin bereketiyle kavuştum" buyurdu. Bağdat ahâlisi ve bütün Müslümanlar tarafından devamlı hürmet edilirdi. Kabri, duaların kabûl edildiği, hastaların şifa bulduğu bir yerdir. Duaların kabûl edildiği herkes tarafından tecrübe edilmiştir. İmâm?ı Yâfiî de bunu bildirmektedir.

Ma'rûf?ı Kerhî, talebesi Sırrîye Sekâti'ye buyurdu ki: "Eğer Allah?ü Teâlâ'ya dua eder ve bir şey istersen, O'na benim ismimi vesile et, benim hürmetime iste!"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100