Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları
Muhammed Emin Erbîlî

Kalbini Allah-ü Teâlânın zikrinden başkasıyla meşgûl etmediği gibi, meşgûl edenlere; "Kalp ev gibidir. Allah-ü Teâlâdan başkasıyla meşgûl etmek, tozlu bir yolun tozlarını üzerine toplamak gibidir. Ev süpürülmediği zaman tozlar yığılır ve temizliği zor olur. Kalbini başka şeyle meşgûl eden ve günlük virdi olmayan veya olup da terk eden talebe, gaflet pislikleriyle kalbini kirletmiş olur. Emirleri yapmak ve tasavvuf yolunda yürümek onun için zorlaşır" buyururdu. Senelerce Sinâniyye Mescidinde imâmlık yapıp, talebe yetiştirmekle meşgul olduktan sonra, Mescid?i İmrânî'de vâzife yaptı. Ömrünün sonlarında talebeleri ve âilesi için bir dergâh inşâ ettirdi. Muhammed Emin Erbilî Hazretleri bu dergahın inşâsında bizzat çalıştı. Bir an evvel bitirmek için gayret etti. Binânın yapımı bittikten sonra talebelerinden birini çağırdı ve; "Gel sana yeni kardeşlerimizin yerini göstereyim" buyurdu. Talebesiyle birlikte oda oda gezdiler. Tavana çıktıkları zaman; "İnsanlar kendi~|~m için bir köşk yaptığımı söylüyorlar. Vallahi kalbimde en ufak bir meşgûliyeti yoktur. Dünyâya karşı sevgim yoktur. Lâkin buranın süratle yapılması için beni bir kuvvet zorladı. Bunda da bir hikmet vardır" buyurdu. Çok geçmeden vefât etti. Son günlerinde onun yüzünde her zamankinden daha çok nûr parlıyordu. 1914 (H.1332) senesi Rebîülevvel ayının ikinci perşembe günü humma hastalığına tutuldu. Akşam ve yatsı namazlarını evinde kıldı. Mescide gidemedi. Ders vermek ve Hatm?i Hâcegân yapmak üzere talebelerinden birini vazifelendirdi. Bu gecede Allah-ü Teâlâya olan aşkı ve Peygamber Efendimizden îtibâren Nakşibendiye yolu büyüklerine karşı muhabbeti iyice fazlalaştı. Onların rûhâniyetleriyle konuşmaya başladı. Onlara olan sevgi ve konuşma arzusunu bildirdi. Bu hâli bir gece boyunca devâm etti. Yanına ziyâret için gelenlere; "Hocanızın hâline bakıp ibret alınız. Onun öldüğü gibi siz de öleceksiniz. Allah-ü Teâlânın ismini çok anın" buyurdu. Şeyh Muhammed Yûsuf es?Sekâ'yı yerine ders vermekle vazifelendirdi. Son saatlerinde bile kendisini ziyârete gelen talebelerinin yanına gelmesine mâni olunmamasını istedi. Her birisi tek tek girip elini öptüler, helâllaştılar ve duâsını aldılar. Cumartesi günü hastalığı iyice şiddetlendi ve; "Bugün benim son günümdür" buyurdu. İkindi vaktinden sonra tam bir sâkinlik ve sessizlik hâli oldu. Pazar gecesi ilaçlarını vermek üzere yanına gelen bir talebesine gülümseyerek buyurdu ki: "Rahat olunuz." Talebesi dedi ki: "Biz, Peygamber Efendimizin sünnetiyle tedâvî olmakla emrolunduk" diyerek ilacını verdi. O gece sabaha karşı sekerât?ı mevt hâli başladı. Yüzünden şimşek gibi nurlar yayıldı. Sonra Kelime?i Şehâdet getirerek vefât etti. Pazar günü, vefâtını duyan talebeleri ve sevenleri uzaktan yakından geldiler. Techiz ve kefenlemesi öğleden sonra yapılabildi. Ezher Câmiinde kılınan cenâze namazına pekçok kimse katıldı. Karafe Kabristanında Celâleddîn Mahallî ve Tâcüddîn es Sübkî Hazretlerinin kabirleri yakınında defnedildi. Kabrinin üzerine bir türbe yapıldı. Kabri, sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir.
Anahtar Kelimeler:
gönül dostları
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100