Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları
Nizâmeddin Evliyâ

Kendisi ve çocukları günlerce aç kaldı. Bu kötü durumu, birisi Sultân Alâeddîn'e haber verdi. Sultân, bir köyün geliri ile birlikte, başhâkimliği teklif eden bir ferman gönderdi. Kâdı Muhyiddîn, bu fermânı alınca hemen hocasının huzûruna gelip, durumu bildirdi. Nizâmeddîn Evliyâ bu duruma üzüldü ve; "Önce senin aklına bu geldi ki, sultân böyle bir ferman gönderdi" dedi ve bundan sonra teveccühünü Kâdı Muhyiddîn'den çekti. Bir yıl süreyle bu hâl üzere yaşıyan Kâdı Muhyiddîn, daha sonra hocası tarafından affedilerek teveccühe mazhar oldu.

Nizâmeddîn Evliyâ, talebelerinden Kutbeddîn Münevver ve Nasîreddîn Mahmûd Çirağ'a aynı gün hilâfet verdi. Birincisine hilâfetnâmeyi verdikten sonra, câmide iki rekat şükür namazı kılmasını istedi. O namaz kılarken, Nizâmeddîn Evliyâ, halîfesi olarak tâyin ettiğini gösteren bir hırkayı Nasîreddîn Mahmûd'a giydirdi. Sonra Kutbeddîn Münevver'i çağırttı ve Nasîreddîn Mahmûd'un hırkasını tebrik etmesini istedi. Daha sonra da, Nasîr~|~eddîn Mahmûd'dan, Kutbeddîn Münevver'in hilâfetnâmesini tebrik etmesini istedi. İki mümtaz halîfesinin karşılıklı tebrikleşmesinden sonra, Nizâmeddîn Evliyâ her ikisinin birbirlerini kucaklamalarını istedi. Onlar kuçaklaşırken; "Her ikiniz kardeşsiniz. Halîfeliğimin size ihsân edilmesinde aslâ bir fark düşünmeyin" buyurdu. Bu sebepten her ikisi, bütün hayatları boyunca aralarında kurdukları samîmî münâsebeti devâm ettirdiler.

İlâhî kânunun îcâbı olarak, Nizâmeddîn Evliyâ'nın, Allah?û Teâlâ ve insanlığa hizmet yolundaki parlak vazifesi, bu dünyâda sona erdi. Yüksek hocaları gibi, Nizâmeddîn Evliyâ da Resûl?i Ekreme karşı dayanılmaz bir aşk ve muhabbet ile yanıyordu. Vefâtından bir müddet önce, rüyâsında Resûl?i Ekrem ona; "Nizâm, seni bekliyorum" buyurmuşlardı. O günden sonra, Nizâmeddîn Evliyâ hayâtının son yolculuğunu dört gözle beklemeye başladı. Vefâtından kırk gün önce, yemekten tamâmen kesildi ve bir şeyler yemesini istediklerinde; "Resûlullah Efendimiz ile buluşmayı isteyen bir kimse, yemeğin lezzetini nasıl bulabilir?" buyurdu. Durumu ağırlaştığında ve ilâç alması için kendisine istirhâm edildiğind, Emîr Hüvsrev'in şu beytini okudu:

Aşk derdiyle yanan hastaya, sevgiyle,

Kavuşmaktan başka bir şey fayda vermez.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100