Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları
Safi Amidi Bolevi
Diyârbekir'e ikinci gidişinde babası vefât etmişti. Bundan babası sonra bir daha gitmemiştir. Zâten akrabâsından da sâdece bir kız kardeşi ve iki yetim torunundan başka kimsesi kalmamıştı. Bunlara mektup yazarak gönüllerini alırdı. Sonra torunları da Bolu'ya yerleşmişlerdir. 1820 senesinde hacca gitmeye niyetlendi. Bu sırada o zamânın parasıyla yedi yüz kuruşları olup bu parayla yanında dört kişiyle birlikte yola çıktı. Yolculuk sırasında kendilerine katılanlar olup, on iki kişilik bir kâfile ile Mekke?i mükerremeye vardılar. On iki kişinin bütün masraflarını Sâfi Efendi karşıladı. Her akşam ve sabah on iki kab yemek hazırlatırdı. Kendilerine bir aşçı ve bir de ihtiyaçlarını satın alacak kimse vazîfelendirmişti. Bütün masraflar için lâzım olan parayı Ona verirdi. Paranın nereden geldiğini kimse bilemezdi. Hac ibâdetini tamamlayıp Bolu'ya dönerken, alış?verişle vazifeli şahsın boynuna bir beyaz kese asıp içine bir mikdâr para koydu ve bu parayı harcamasını fa~|~kat kesedeki parayı asla saymamasını tembih etti. Bu Zât; "Kesede az mikdârda para olmamasına rağmen, ne kadar harcadıysam tüketemedim. Hattâ Bolu'ya geri döndüğümüzde de kesede hâlâ para vardı" demiştir.

Sâfi Efendi hac dönüşünden sonra, insanlar arasına karışmamak ve şöhretten kaçmak için çok gayret gösterdi. İnsanların sohbetlerine olan arzuları da gittikçe arttı. Devletin ileri gelenleri de kendisine çok hürmet ve alâka gösterdiler, istifâde etmek için sohbetine gelirlerdi. Mustafa Sâfi Efendi'nin insanlara irşâd ve rehberlik faâliyeti sâhasının çok genişlediği sıralarda Sultan Mahmûd Han vefât etmiş, yerine Abdülmecîd Han, Mustafa Sâfî Efendiyi çok sever, ikram ve hürmette bulunurdu. Tahta çıktıktan sonra dergahının genişletilmesi, tâmiri ve yeni ilâveler yapılmasını emretmiş ve bu iş için lâzım olan parayı kendi malından verileceğine dâir ferman çıkartmıştı. Bu işi yürütecek özel bir memur tâyin etmişti. Pâdişâh bu iş için her ne masraf lâzım olursa, kendisine bildirilmesini, tarafından karşılanacağını ve binalar yapılırken hiç bir işçinin bir akçe hakkı kalmamasın, yevmiyelerinin, haklarının verilmesini emretmiştir. Vazifelendirilen memur emredildiği gibi hareket ederek dokuz ayda derâhı ve ilâve yapılarını yaptırıp tamanlanmıştır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100