Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları;
Prof. Muhammed İkbal, "Zaman onun gibi bir deha daha yetiştiremez. Hiç kimse onun yaptığına güç yetiremez kanaatindeyiz" demiştir.

Prof. Ahtar rahi ise; "O, son nefesine kadar ilimle meşgul olmuştur. Allah-u Teâlâ onun ilme ve dine hizmetlerini kabul buyursun" demiştir.

Urdu dili mualimlerinden Muhammed Sıddık da onun için; "O, ilim deryasında, fazilette, hakikat ve marifette zamanın nadir yetiştirdiği bir zattır. Tevazu ve şeref sahibi olmak onun tabii hususiyeti idi. O sahrada esen güzel bir rüzgar idi. Vefatıyla serin esintisi son buldu" demiştir.

Şerafet Nevşahi kendini ilme o kadar vermişti ki; "Eğer ilimle kitap okumakla, yazmakla meşgul olmasam muhakkak hasta olurum" demiştir. En küçük fırsatı dahi değerlendirir, devamlı ilimle meşgul olurdu. Yolculuğa çıkınca büyük bir azimle aynı meşguliyetini devam ettirirdi. Büyük bir kütüphane kurmuş, devamlı bu kitaplarla meşgul olmuştur. Bütün kitaplarını cild içinde mütehassıs birsahafa ciltletmiştir. Kitap okumaktan yorulunca yazmaya~|~, yazmaktan yorulunca da okumaya başlar, asla boş durmazdı. Yazdığı eserler ve çalışmaları onu tanıyan ilim ehlini hayrete düşürmüştür. Kitapları ve müelliflerini o derece bilirdi ki, hangi kitaptan söz açılsa, kitabı ve müellifini, muhtevasını, şaşılacak derecede anlatır, o hususta doyurucu bilgi verirdi. Bir defasında Lahor şehrinde Melfüzat-ı Nevşah Genc-i Bahş adıyla da bilinen Çıhar Behar adlı kitabın el yazma nüshasını sahibinden bir geceliğine emanet almış, o gece kitabı yazıp bitirmiştir. Pek çok kitabı da satın almıştır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100